Merkez Bankası Başkanı Kavcıoğlu: Rezerv birikiminin devam etmesini amaçlamaktayız

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Şahap Kavcıoğlu, bu hafta açıklanacak 8 Ekim 2021 tarihi itibarıyla banka rezerv rakamının 123,5 milyar dolar seviyesine yükseldiğini belirterek, "Önümüzdeki dönemde Merkez Bankası olarak para politikasının aktarım mekanizmasını kuvvetlendirmek için rezerv birikiminin devam etmesini amaçlamaktayız."

Ekonomi 11.10.2021 - 18:11 11.10.2021 - 18:11 TE Bilişim

Kovid-19 salgınının, küresel iktisadi faaliyetlerin sert şekilde daralmasına neden olduğunu, ülkelerin, çeşitli uygulamalarla ekonomilerini desteklediğini söyledi.

Aşılanmanın dünya genelinde hızlanmasının küresel ekonomik toparlanmayı desteklediğini, Türkiye'nin başlıca ticaret ortaklarının gelirlerinin arttığını ve dış talep görünümünün iyileştiğini söyledi.

Türkiye'nin, borçluluk anlamında tüm kategorilerde, gelişmiş ülkelerden belirgin şekilde pozitif ayrıştığını, "Türkiye gibi genç nüfuslu, yüksek büyüme potansiyeline sahip ancak yeterli tasarrufa sahip olmayan ülkelerde üretim, ihracat ve yatırımın finansmanı için borçlanma, bu düzeyde normaldir."

Üçüncü çeyreğe dair siparişler ve kapasite kullanım oranı gibi öncü göstergelerin, dış talebin desteğiyle iktisadi faaliyetteki toparlanmanın sürdüğüne işaret ettiğini belirtti.

Tarım dışı istihdamın, öncelikle sanayi sektörünün katkısıyla toparlanmaya başladığını dile getiren Şahap Kavcıoğlu, hizmet sektöründeki açılma ve turizmin katkısıyla beraber istihdam piyasasının, salgın dönemi etkilerini büyük ölçüde attığını söyledi.

"Son dönemde aşılamadaki olumlu gelişmelerle birlikte normalleşme adımları turizm sektöründeki toparlanmaya destek verirken, alınan tedbirlerin etkisiyle altın ithalatı da gerilemektedir. 

Cari açıkta düzelmenin başladığını söyleyebiliriz. 2020 yılı ilk 8 ayında 26 milyar dolar olan cari açık, bu senenin ilk 8 ayında 14 milyar dolara gerilemiştir."

Rezervdeki gelişmeler

Şahap Kavcıoğlu, son dönemde rezervlerde istikrarlı bir artış eğilimi gözlendiğini söyledi.

"Bu dönemde ayrıca diğer merkez bankaları ile yapılan swap işlemleri, SDR tahsisatı gibi gelişmeler de rezervleri yukarı yönde etkileyen diğer faktörler olmuştur. 

Bu hafta açıklanacak olan 8 Ekim 2021 tarihi itibariyle rezerv rakamımız 123,5 milyar dolar seviyesine yükselmiştir. Önümüzdeki dönemde Merkez Bankası olarak para politikasının aktarım mekanizmasını kuvvetlendirmek içinrezerv birikiminin devam etmesini amaçlamaktayız. 

Bu doğrultuda reeskont kredileri temel rezerv biriktirme aracı olarak ön plana çıkmaktadır. Ayrıca son dönemde reeskont kredi mekanizmasının etkinliğini daha çok artırmaya yönelik çeşitli adımlar atmış bulunmaktayız."

Eylül ayı itibarıyla tüketici enflasyonunun yüzde 19,58 olarak gerçekleştiğini, bu yükselişte enerji ve hizmet fiyat gelişmelerinin etkili olduğunu söyledi.

Emtia fiyatlarındaki yüksek seyir devam ederken bazı ürünlerdeki fiyat artışların çok keskin olduğunu, Brent petrol ve doğal gazda yıllık olarak yüzde 100'lere yakın fiyat artışlarının görüldüğünü kaydetti. 

Emtia fiyatlarındaki yüksek artışların son aylarda daha da hızlandığını belirtti. Son dönemde taşıma maliyetlerinde yüksek artışlar görüldüğünü, tedarikçilerin teslimat sürelerinde uzamalar olduğunu, "Bu durum fiyatlar üzerinde arz kısıtları kaynaklı yukarı yönlü bir baskı oluşturarak üretici fiyatlarının yükselmesine neden olmaktadır."

2021 yılında net olarak 249 milyar lira kredi artışı yaşandığını, net kredi artışında bireysel kredi kullanımlarının öne çıktığını söyledi. Bireysel kredilerdeki artışın, ihtiyaç kredisi ve bireysel kredi kartından kaynaklandığını dile getirdi.

Bu yıl Türk lirası mevduatında güçlü artışın devam ettiğini belirten, yabancı para mevduat artışı görece sınırlı kaldığını kaydetti.

"Enflasyon görünümü, salgının seyriyle salgın dönemine özgün koşulların arz zincirleri üzerindeki etkileri, iktisadi faaliyetin ve talep kompozisyonunun durumu ve finansal koşulları bir arada değerlendirdiğimizde para politikası duruşunda güncellemeye giderek politika faizini 100 baz puan indirdik. 

Para politikası duruşunu belirlerken para politikasının etkileyebildiği talep unsurları, çekirdek enflasyon gelişmeleri ve arz şoklarının yarattığı etkilerin ayrıştırılmasına yönelik analizleri değerlendirdik. 

Enflasyon, kısa dönemde başta emtia fiyatları ve yönetilen/yönlendirilen fiyatlar olmak üzere arz ve talep yönlü çeşitli unsurların etkisiyle oynak bir seyir izlemektedir. 

Bununla birlikte geçici etkilerin ortadan kalkmasıyla enflasyonun yeniden düşüş eğilimine dönmesini sağlayacak sıkılıktaki parasal duruş, enflasyon beklentileri, fiyatlama davranışları ve finansal piyasa gelişmeleri bağlamında dışsal ve geçici oynaklığa karşı önemli bir tampon işlevi görmektedir. 

Merkez Bankamız salgın döneminde Türkiye ekonomisinin maruz kaldığı şokların kalıcı etkilerini sınırlayıcı, iç ve dış dengeyi gözeten, nihai olarak fiyat istikrarına öncelik veren bir para politikası duruşu benimsedi. Para politikasında bundan sonraki dönemde de olası riskleri gözeten bir yaklaşım sergilemeyi sürdüreceğiz."

Öncü göstergeler güçlü seyrediyor

Öncü göstergelerin yurt içinde iktisadi faaliyetin üçüncü çeyrekte dış talebin de etkisiyle güçlü seyrettiğine işaret ettiğini belirterek, "Aşılamanın toplumun geneline yayılarak hızlanması, salgından olumsuz etkilenen hizmetler, turizm ve bağlantılı sektörlerin canlanmasına ve iktisadi faaliyetin daha dengeli bir bileşimle sürdürülmesine olanak tanımaktadır."

Olumlu dış talep koşulları ve uygulanmakta olan sıkı para politikasının cari işlemler dengesini pozitif etkilediğini, "İhracattaki güçlü artış eğilimi ve aşılamadaki kuvvetli ivmenin turizm faaliyetlerini canlandırmasıyla yılın geri kalanında cari işlemler hesabının fazla vermesi beklenmektedir. Cari işlemler dengesinde görülen iyileşme eğilimi fiyat istikrarı hedefi için ayrıca önem arz etmektedir."

Parasal duruşun sıkılığı ticari kredilerde daraltıcı etki yapmaya başladı

Enflasyonda son dönemde gözlenen yükselişte gıda ve ithalat fiyatlarındaki artışlar ile tedarik süreçlerindeki aksaklıklar gibi arz yönlü unsurlar, yönetilen/yönlendirilen fiyatlardaki artışlar ve açılmaya bağlı talep gelişmelerinin etkili olduğunu belirterek, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Bu etkilerin arızi unsurlardan kaynaklı olduğunu değerlendirmekteyiz. Diğer taraftan güçlü parasal sıkılaştırmanın krediler ve iç talep üzerindeki yavaşlatıcı etkileri devam etmektedir. 

Parasal duruşun sıkılığı ticari kredilerde öngörülenin ötesinde daraltıcı etki yapmaya başlamıştır. Bunun yanında, bireysel kredilerin ılımlı seyre dönmesi için makroihtiyati politika çerçevesi güçlendirilmiştir. 

TCMB, para politikasının etkileyebildiği talep unsurları, çekirdek enflasyon gelişmeleri ve arz şoklarının yarattığı etkilerin ayrıştırılmasına yönelik analizleri değerlendirmiştir ve değerlendirmeye devam edecektir. 

Bu çerçevede para politikası duruşunda güncellemeye ihtiyaç bulunduğu değerlendirmesi yapılmış ve eylül ayında politika faizinde indirime gidilmiştir."

Yorumlar
Yükleniyor...
0
.
Namaz Vakitleri
İmsak --:--
Güneş --:--
Öğle --:--
İkindi --:--
Akşam --:--
Yatsı --:--