Türkiye’de bankaların, salgının başından itibaren iş sürekliliğini aksatmadan, güçlü operasyonel ve teknolojik altyapının da desteğiyle, uzaktan çalışma modeline geçişi dünyadaki örneklere göre çok daha iyi bir performansla başardıklarını, sektörün, geçmiş yıllarda olduğu gibi, salgında belirsizlik dönemlerini yönetme kabiliyeti, güçlü kurumsal ve regüle yapısı, sermaye yeterliliği gibi öne çıkan özellikleriyle, ekonominin sürdürülebilirliği adına önemli sorumluluklar üstlendiğini söyledi.

thumbs_b_c_4dd7c10558b9b8d17d3702b951293810

Kaan Gür, hizmetlerin kesintisiz devam etmesinin gerektiği bir dönemde sektörün genelinin, teknolojiye yapılan düzenli yatırımlar sayesinde, sorunsuz bir şekilde faaliyetlerine devam ederken, bir taraftan gelen tüm müşteri taleplerine cevap verdiğini, herhangi bir likidite sorunu yaşanmadığını söyledi.

"Türkiye Bankalar Birliği verilerine baktığımızda Eylül 2021 yılında bireysel ve kurumsal segmentlerde aktif dijital bankacılık müşteri sayısının 73 milyon kişiyi geçtiğini görüyoruz.

Bu rakam salgının ayak seslerinin duyulmaya başladığı Aralık 2019 yılında 53 milyondu. Salgının başlangıcıyla artış gösteren mobil işlem yapma alışkanlıklarının, salgın etkilerinin azalmasına ve süreçteki normalleşmeye rağmen müşteri davranışlarında kalıcı olarak yerleştiğini gözlemliyoruz.

Özellikle dijital kanalları görece daha az kullanan kitlelerde mobil hizmet kanallarının yaygınlaşması sektör için önemli bir gelişme oldu. Diğer yandan, bu dönem bankaların alternatif hizmet modellerine de daha fazla odaklanmasını, özellikle finansal ekosistem ve teknolojiye yönelik yatırımların artmasını sağladı."

Alternatif Bank olarak salgının etkilerinin kısmen de olsa devam ettiği bu süreçte odaklarının, müşteriler ve çalışanların sağlığına yönelik tedbirleri aksatmadan, müşterilerin iş süreçlerine değer katma ve ekonomiye katkı sağlama misyonundan vazgeçmeden kesintisiz çalışmak olduğu, "Basiretli, Danışman ve Engelsiz Bankacılık" anlayışından taviz vermeden finansal anlamda iş süreçlerine değer katacak danışman kimliği ile müşterilere katkılarının artırarak sürdürdüklerini anlattı.

Kur tarafında sağlanacak dengelenme orta vadede fiyat istikrarını destekleyici bir faktör olacak

Kaan Gür, kullanıma sunulan yeni Kur Korumalı TL Vadeli Mevduat ürünüyle özellikle yurt içi bireysel yatırımcıların birikimlerini TL olarak değerlendirmesini teşvik eden, güçlü bir adım atıldığını söyledi.

Alternatif Bank olarak sağlanan getiri ve koruma avantajlarından müşterilerin yararlanması için Kur Korumalı TL Vadeli Mevduat ürününü hızlı bir şekilde devreye aldıklarını ve şubelerden sunmaya başladıklarını belirten Kaan Gür, şunları söyledi:

"Ürünün sektörde kullanıma sunulmasıyla döviz piyasasında belirgin bir dengelenme olduğunu görüyoruz. Bireysel yatırımcılar nezdinde yaygınlaşması durumunda dolarizasyonun tersine çevrilmesi mevduat vadelerinin uzaması açısından piyasa istikrarını destekleyici bir etkisi olacağını düşünüyoruz.

Bireysel yatırımcılara sağlanan Kur Korumalı TL Vadeli Mevduat ürününün yanında, TCMB’nin dış ticaret yapan kurumlara sağladığı uzlaşmalı vadeli döviz satışı da özellikle ihracatçıların orta vadeli fiyatlama imkânlarını güçlendirmesi açısından önem taşıyor.

Bu anlamda dış ticarette üreticilerin ve reel sektörün daha güçlü bir performans göstermesini destekleyen önemli bir adım atıldığını görüyoruz. Atılan bu adımların başarısı, orta vadede ekonomideki dengelenme ve güçlü performans göstergeleriyle belirlenecek. Kur tarafında sağlanacak dengelenmenin orta vadede fiyat istikrarını destekleyici bir faktör olacağını düşünüyoruz."

Ekonomik büyüme tarafında potansiyel büyüme hedefleri yakalanacak

Alternatif Bank Genel Müdürü Kaan Gür, Türkiye'de yüksek dijitalleşme ve mobil penetrasyon seviyelerinin de bir göstergesi olarak, salgını başlangıcından itibaren şube kanalından yapılan bankacılık işlemlerinin, daha önce dijital kanal kullanımı düşük olan müşteri kitlesinde dahi ciddi oranda dijital kanallara kaydığını belirtti.

Bu gelişmenin, bankaları müşterileriyle iş yapış şekillerini değiştirmek ve yeni bir iş modeline hızlıca adapte olmak durumunda bıraktığını söyleyen Kaan Gür, bugün gelinen noktada, fiziksel temasın giderek azaldığı bir süreçte, birçok sektörde olduğu gibi bankacılık için de müşteriye yakın olabilmenin, ihtiyacı doğru anlayabilmenin halen kritik başarı faktörlerinin başında geldiğini söyledi.

Kaan Gür, salgının etkilerinin 2022 yılının ikinci yarısında dünyada ve Türkiye'de kademeli şekilde azalacağını öngördüklerini söyledi.

Diğer taraftan, son haftalarda küresel çapta yayılmaya başlayan yeni virüs varyantı Omicron ile alakalı gelişmeleri takip ettiklerini, bir taraftan da Türkiye'de alınan önlemlere ve halkın yüksek farkındalığına güvendiklerini dile getiren Kaan Gür, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Türkiye mevcut ekonomik planı doğrultusunda özellikle ihracata yönelik üretim yapan sektörlerin ve turizmin desteklenmesini öncelikli odak noktaları arasında belirlemiş durumda.

Önümüzdeki dönemde bu alanların, özellikle inovasyonu teşvik edecek inisiyatiflerle desteklenmesinin büyük önem taşıdığına inanıyoruz. Bankacılık sektörü içinse önümüzdeki dönemde en önemli pusula gerek bireysel gerekse tüzel müşterilere bir bankanın ötesinde, bir ekosistem şeklinde hizmet verebilmek olacak.

Bu bağlamda gerek fintechlerle gerekse sektör dışı iş ortaklıklarıyla tasarlanacak inovatif çözümler kritik önem taşıyor. 2022’nin bankaların bu alana odaklarının artacağı bir yıl olacağını öngörüyoruz."

Kaan Gür, genel ekonomik çerçeveden bakıldığında, 2022 yılında Türkiye’nin ihracat odaklı ekonomik programının ve bu alandaki güçlü performansının devam edeceğini öngördüklerini söyledi.

Özellikle son dönemde açıklanan Kur Korumalı TL Vadeli Mevduat ürününün Türk lirasına getirdiği dengelenmenin de 2022 yılında ekonomik performans açısından belirleyici olmasını beklediklerini söyleyen Kaan Gür, "Dolayısıyla bu seyirde, ekonomik büyüme tarafında potansiyel büyüme hedeflerinin yakalanacağını düşünüyoruz.

Enflasyonda ise kurdaki gelişime bağlı bir performans izleneceğini söyleyebiliriz. Cari denge tarafında sağlanacak ek performans ve turizm geliri desteğinin borçlanma ihtiyacını azaltarak, ekonomideki dengelenmeyi yılın ortalarından itibaren daha çok güçlendirebileceği görüşündeyiz."

Önümüzdeki dönem gündemimizin önemli maddelerinden biri siber güvenlik olacak

Kaan Gür, salgını getirdiği ivmeyle birlikte ülkede mobil bankacılık kullanıcı sayısının son 3 yıl içerisinde 2 kat artış gösterdiğini belirtti.

Sosyoekonomik koşullar ve demografik yapıdan bağımsız olarak mobilin gittikçe ana deneyim kanalı olarak konumlandığına dikkati çeken Kaan Gür, buna paralel olarak, dijitalleşme sayesinde bankalar arasındaki ölçek farklarının bazı geleneksel senaryolarda önemini yitirdiğini görmeye başladıklarını söyledi.

Kaan Gür, özellikle Mayıs 2021 yılında devreye giren görüntülü müşteri edinimi sonrasında, doğru dijital değer önermesini oluşturup bunu müşteriyle pürüzsüz bir deneyimle buluşturabilen bankalar için hedef müşteri kitlelerine ulaşmanın çok daha kolay hale geldiğini söyledi.

Bugün artık sektörde en büyük yatırımların teknoloji ve dijitalleşme başlıkları altına kayarken, diğer yandan bu eğilimin bilgi güvenliğini de sektör için en kritik başarı faktörlerinden biri haline getirdiğini dile getiren Kaan Gür, şunları söyledi:

"Önümüzdeki dönem gündemimizin önemli maddelerinden biri siber güvenlik olacak. Bankalar tüzel müşterilere yönelik olarak da, özellikle finansal teknoloji tarafındaki iş ortaklıklarıyla, müşterilerinin günlük operasyonlarını kolaylaştıracak inovatif çözümler sunmaya odaklanıyor.

2022 yılında bu trendin kuvvetlenerek devam edeceğini, sektörümüzün sürdürülebilirlikle birlikte ağırlıklı olarak 'platform ve ekosistem bankacılığı' başlıklarına odaklanacağını öngörüyoruz."

Sektörün odağı katma değer yaratan ekonomik aktiviteleri desteklemek olacak

Alternatif Bank Genel Müdürü Kaan Gür, yeni ekonomi modelinde vurgulanan başlıkların, bankacılık sektörü için de bir kılavuz niteliği taşıdığını vurguladı.

Bankacılık sektörünün ithalata bağımlılığı azaltarak orta vadede ülke ekonomisini güçlendirecek bir yaklaşım getiren modelin aslında en büyük destekçisi konumunda bulunduğunu söyleyen Kaan Gür, "Sektörün odağı her zaman olduğu gibi katma değer yaratan ekonomik aktiviteleri desteklemek olacak."

Kaan Gür, bu anlamda dış ticaret ve özellikle de ihracatın, Alternatif Bank olarak uzun yıllardır önceliklendirdikleri, yetkin insan kaynağıyla değer yarattıkları bir alan olduğunu belirtti.

Özellikle ihracatın ülke ekonomisinin sürdürülebilir büyümesindeki öneminden hareketle, müşterileri finansal açıdan ve danışman bankacılık vizyonuyla en üst seviyede desteklemeye gayret ettiklerini anlatan Kaan Gür, "Bu alanda kendimizi bir 'danışman' olarak konumluyor, uzman ekibimizle, müşterimiz olsun ya da olmasın, dış ticaret yapan tüm firmalarla bilgi ve deneyimimizi paylaşıyoruz."

Kaan Gür, sendikasyonlara baktığında dünya genelinde ekonomide salgın kaynaklı olumsuz etkilerin azalması ve risk iştahının normalleşmeye başlamasıyla birlikte, yurt dışı sendikasyonlarda geçen yıla oranla bir artış beklediklerini söyledi.

2022, danışman bankacılık vizyonumuzu deneyimleteceğimiz bir yıl olacak

Kaan Gür, Alternatif Bank olarak 2021 yılı gibi zorlu bir yılda, belirledikleri hedefler doğrultusunda ilerlediklerini söyledi.

Hizmet verdikleri müşteri tabanını genişleterek daha çok müşteriye ulaşmanın ve halen çalıştıkları müşterilerle "kazan-kazan" formülüne dayalı ilişkileri derinleştirmenin öncelikli hedefleri olduğunu söyleyen Kaan Gür, makro tablonun volatilite gösterdiği bu dönemde, özellikle reel sektöre ve ihracata yönelik üretim yapan firmalara destek vererek Türkiye ekonomisine katma değer yaratma misyonunu başarıyla yerine getirdiklerini anlattı.

Kaan Gür, Alternatif Bank'ın 2022 yılı beklentileri hakkında şu değerlendirmelerde bulundu:

"2022 yılı bizim için özellikle dijital kanallarda yenilikçi çözümler üreterek sektörde fark yaratacağımız, yeni müşteri kitlelerine danışman bankacılık vizyonumuzu deneyimleteceğimiz bir yıl olacak.

Müşteri deneyimini merkeze alarak dijital kanallarda ürün ve hizmetlerimizi geliştirmek, ekosistem bankacılığına odaklanarak müşterilerimiz için etkin değer zincirleri yaratmak stratejik önceliklerimiz arasında yer alacak."