1. YAZARLAR

  2. Dyt. Edanur TUTUMLU

  3. Diyabette Beslenme Tedavisi
Dyt. Edanur TUTUMLU

Dyt. Edanur TUTUMLU

Diyabette Beslenme Tedavisi

A+A-

Çağın hastalıkları arasında en ön sıralarda olan diyabet, birçok hastalığın da öncüsü durumundadır. Bu haftaki yazımda, günlük yaşantımızdaki stres, hareketsiz yaşam tarzı, yanlış beslenme, obezite ve genetik yatkınlık gibi birçok sebebe bağlı oluşabilen diyabetten korunmak ve diyabet tedavisinde dikkat etmeniz gereken konular hakkında sizleri bilgilendireceğim.

Diyabet; tip1, tip 2 ve gestasyonel diyabet olmak üzere 3 çeşittir. Tip 1 diyabet insülin hormonlarının eksikliği, tip 2 diyabet ise insülin hormonlarının yetersizliği sonucunda görülür. Gestasyonel diyabet ise gebelikte görülen bir diyabet çeşididir. Günümüzde sedanter yaşamın etkisiyle obezite sıklığı ve bu duruma bağlı olarak diyabet görülme oranı da artmıştır. Tip 2 diyabetli olguların yaklaşık %85-90’ı normalden fazla kilolu ya da obezdir.

DİYABETLİ HASTALARIN BESLENMESİNDE TEMEL BESİN ÖĞELERİNİN ALIMI NASIL OLMALIDIR?

Günümüzde diyabetli hastanın beslenmesinde karbonhidrat kısıtlaması önerilmemektedir. Diyette karbonhidrat alımı sınırlandığı zaman hastada kan lipid ve kolesterol düzeyleri artmakta ve koroner kalp hastalığına yatkınlık ortaya çıkmaktadır. Beyin ve sinir sistemi için tek enerji kaynağı glukoz olduğundan yetişkinler için diyetin total karbonhidrat içeriği 130 g/gün’ün altında olması önerilmemektedir.

 Günlük beslenmemizde önemli rol oynayan proteinler, organizmanın her türlü işlev ve reaksiyonunda rol almaktadır. Proteinlerin emilimleri sırasında kan şekerini karbonhidratlar kadar yükseltmedikleri ve yağlar kadar çok enerji sağlamadıkları için diyabetli bireylerin diyetinde yeterli miktarlarda bulunmalıdır.

Diyabetli bireylerin aterosklerotik hastalık gelişme riskleri, genel popülasyona göre önemli derecede yüksektir. Diyabet, koroner arter hastalık riskini 3-4 kat daha arttırmaktadır bu nedenle diyabetli bireylerin beslenme programında yağlarla ilgili temel hedef doymuş yağ ve kolesterolü kısıtlamaktır.

Antioksidan vitamin ve mineral desteğinin tedavide çeşitli yararlar sağlamaktadır. B grubu vitamin yetersizliğinde karbonhidratlar tümüyle metabolize olamadıklarından diyabetli hastalara ek olarak B grubu vitaminleri verilmesi önerilmektedir. E vitamini antioksidan özelliğinden dolayı aterosklerotik plak oluşum riskini düşürmekte ve diyabetik komplikasyonların gelişimini önlemektedir. Ancak antioksidanların uzun dönem etki ve güvenliği bilinmediği için uzun dönem kullanılmamalıdır ve mutlaka doktor kontrolünde alınmalıdır.

DİYABETLİ BİREYLERE VERİLEBİLECEK TAVSİYELER

• 3 ana+3 ara öğün şeklinde beslenme programı oluşturulmalıdır.

• Ara öğünler; meyve+süt, kepekli şekersiz galeta+yoğurt, fındık/ceviz/badem+meyve, esmer ekmek+peynir, galeta+peynir şeklinde olabilir.

• Pirinç pilavı yerine bulgur pilavı, beyaz ekmek yerine tambuğday, kepekli, çavdar ya da yulaflı ekmek tüketilmelidir.

• Meyve suyu tüketilmemeli onun yerine meyvenin kendisi tercih edilmelidir.

• Günde 25-35 g posa tüketilmelidir. Posanın büyük çoğunluğu sebze ve meyvelerden gelmektedir. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre günde 5 porsiyon sebze ve meyve tüketilmelidir.

• Doymuş yağlar yerine (tereyağı, hayvansal yağ), doymamış yağlar (ayçiçeği yağı, zeytinyağı, kanola yağı, mısır yağı) tercih edilmelidir.

• Meyvelerden glisemik indeksi yüksek olanlar tercih edilmemelidir.(incir, kavun, karpuz, muz,üzüm)

• Kuru meyveler kan şekerini taze meyvelere göre daha hızlı yükselttiğinden mümkün olduğunca az tüketilmelidir.

• Diyabet tedavisinde en önemli noktalardan birinin egzersiz olduğu unutulmamalıdır. Her gün düzenli yürüyüşler glikozun hücrelere geçişini hızlandırdığından kan şekerini istenilen seviyeye getirmeye yardımcı olur.

• Aç karnına egzersize başlanmamalıdır.

• Egzersiz sırasında meydana gelebilecek kan şekeri düşmelerine karşı dikkatli olunmalı ve kan şekeri ölçülmelidir. Egzersiz sırasında oluşabilecek hipoglisemi riskine karşın yanınızda mutlaka basit şeker içeren besinler (kesme şeker, meyve suyu v.s.) bulundurmaya dikkat edilmelidir.

•Mutlaka bir diyetisyen desteği ile beslenme programı kontrol edilmelidir.

Tip 1 ve tip 2 diyabetlilere verilen tek bir beslenme modelinden söz edilemez. Her diyabetli bireyin tıbbi tedavisi farklı olduğu gibi beslenme tedavisi de farklıdır. Bir diyabetli için uygun ve sağlıklı olan bir öneri bir başkası için uygun olmayabilir. Bu nedenle beslenmenin kişiye özel olduğu bir kez daha hatırlanmalıdır.

 

DİYETİSYEN EDANUR TUTUMLU

İnstagram: @dyt.edatutumlu

Bu yazı toplam 377 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.