Şimdiye kadar bir yılda devreye alınan en yüksek kapasite olan bu miktarın yarısını güneş enerjisi kurulumları oluşturdu.

Geçen yıl 295 gigavatla rekor seviyeye ulaşan ilave yenilenebilir enerji kapasitesi yüksek ham madde maliyetleri ve tedarik zincirindeki aksamalara rağmen, bu yıl 320 gigavata çıkarak yeni bir rekor daha kırması bekleniyor.

enerji kurumları

Uluslararası Enerji Ajansı Yenilenebilir Enerji Piyasası Güncelleme raporuna göre, dünyada geçen yıl devreye alınan yenilenebilir enerji kapasitesi bir önceki yıla göre yüzde 6 artışla 295 gigavat oldu.

rüzgar enerjisi

Söz konusu kapasitenin yüzde 46'sı Çin'de devreye girdi. Avrupa Birliği ise 36 gigavatla ​​​​​​​en yüksek yenilenebilir enerji kapasitesinin devreye girdiği ikinci bölge oldu.

Gözden kaçırmayın

Gönüllü öğrencilerden İzmir Kavacık'ta anlamlı proje Gönüllü öğrencilerden İzmir Kavacık'ta anlamlı proje

Küresel yenilenebilir enerji kapasitesi kurulumlarının, tedarik zincirinde devam eden aksamalar ve yüksek ham madde maliyetlerine rağmen, bu yıl da 320 gigavata ulaşarak yeni bir rekora daha imza atması bekleniyor.

Çin, kara rüzgar gücünün lideri olma yolunda

Rapora göre, bu yıl devreye girmesi beklenen kapasite Almanya'nın tüm elektrik talebini ve Avrupa Birliği doğal gazdan ürettiği elektriği tek başına karşılayabilecek seviyede bulunuyor.

Bu yılki kapasitenin yüzde 60'ının güneş enerjisinden geleceği hesaplanırken, kalan yüzde 40'ını rüzgar, hidroelektrik ve diğer yenilenebilir kaynakların oluşturacağı tahmin ediliyor.

Çin'de bu yıl devreye alınması beklenen rüzgar enerjisi kapasitesiyle ülkenin Avrupa'yı geride bırakarak dünyadaki en yüksek kara rüzgar enerjisi kapasitesine ulaşacağı tahmin ediliyor.

Raporda, yenilenebilir enerjinin iklim değişikliğiyle mücadele hedeflerine katkı sunmasının yanında Rus fosil yakıtlarına bağımlılığın azaltılmasında kritik rol oynadığına vurgu yapılıyor.

IEA Başkanı Fatih Birol, rapora dair değerlendirmesinde, son dönemde enerji piyasasında ve özellikle Avrupa'daki gelişmelerin yenilenebilir enerjinin emisyonları azaltmanın yanı sıra enerji güvenliğini sağlamadaki rolünü bir kez daha kanıtladığını belirterek, "Bürokratik işlemleri azaltmak, yenilenebilir enerji kaynaklarının yayılması için izin süreçlerini hızlandırmak ve teşvikler sağlamak, hükümetlerin bugünkü enerji güvenliği ve piyasa zorluklarını aşması için atacağı adımlar. Bu adımlar bizim uluslararası iklim hedeflerimizi gerçekleştirmemizi de mümkün kılacak."