Erdoğan Bulut, ilkokulu bitirdikten sonra 1962 yılında babasının tavsiyesiyle ustası Şaban Yılmaz'ın yanında çalışmaya başladı.

Askere gidene kadar çıraklık ve kalfalığını tamamlayan Bulut, ustasının da izniyle askerden döndükten sonra dükkanını açmaya karar verdi.

Annesinin aldığı dikiş makinesiyle ustalık yapmaya başlayan Bulut, bir arkadaşıyla açtığı dükkanda uzun yıllar çalıştı.

Dükkanın satılmasından sonra iş arkadaşıyla ayrılan Bulut, 1985 yılından beri Vakıf İş Hanı'ndaki dükkanında elinden iğne ve ipliği düşürmüyor.

Kentin en eski terzilerinden olan 73 yaşındaki Bulut, 29 yıl Edirne Terziler Odası Başkanlığını yaparken 10 çırağını da mesleğe kazandırdı.

- "Eskiden dükkan açmak çok zordu"

Bulut, AA muhabirine, ömrünü adadığı terzilik mesleğini ilk günkü heyecanla sürdürdüğünü söyledi.

Çırak olarak başladığı meslekte yıllar içinde ilerlediğini belirten Bulut, şunları anlattı:

"Askerken döndükten sonra dükkan açmak istedim. Tabii o zamanlar dükkan açmak çok zordu, fakirlik vardı. Annemin kenarda biraz parası vardı, onunla bana ayaklı bir makine aldı. O makineyle bir şeyler yapmaya çalıştık."

Bulut, bir arkadaşıyla açtığı dükkanı bir süre işlettikten sonra bugünkü iş yerini çalıştırmaya başladığını dile getirdi.

Geçmiş yıllarda terzilerin çok iş yaptığını ve kazancın iyi olduğunu anlatan Bulut, "Sabahlara kadar çalışıyorduk, yine de yetiştiremiyorduk. 1970'li yıllarda Edirne'de birçok tekstil fabrikası açıldı. Edirne'de bir hareketlilik oldu. Cumartesi günleri işi teslim edene kadar çok yoruluyorduk. Kumaş tedarikçiliğine başladık, takım elbise dikiyorduk. İşlerimiz çok iyiydi o zamanlar." ifadelerini kullandı.

- "Terzi olmamı babam istedi"

Bulut, mesleğini çok sevdiğini, sabah erkenden açtığı dükkanında akşama kadar çalışarak müşterilerin siparişlerini yetiştirmek için çaba sarf ettiğini söyledi.

İlerleyen yaşına rağmen terziliğe devam ettiğini anlatan Bulut, sağlığı el verdiğince mesleğini sürdüreceğini belirterek, şunları kaydetti:

"Çıraklığımla birlikte 60 yıldan fazladır bu işi yapıyorum. Terzi olmamı babam istedi. 'Temiz ve güzel meslek, sen bunu yaparsın.' diye söyledi bana. O zamanlarda da narin bir insandım. Ondan sonra çalışmaya başladım. Ustamın güven sınavından geçtim. Ardından elime iğne ipliği verdiler. El gücü o zaman çok önemliydi. Ayaklı makinelerin pedallarında antrenman yapardık. Uzun bir zamanın ardından pantolon dikmeyi öğrendim, ardından daha zor olan ceket dikmeyi öğrendim. O şekilde bu günlere kadar geldim. Bayram zamanları çok yoğun olurdu. 60-70 takım elbise siparişi alırdık. Sabahlara kadar çalışırdık. Birkaç defa yorgunluktan bırakmak istediğim oldu, babam 'Dükkana geri dön.' derdi ve tekrar işin başına gelirdim."

Bulut, mesleğinden kazancıyla iki kızını okutup evlendirdiğini söyledi.

Adana'da Sel kaosu: Şehir sular altında Adana'da Sel kaosu: Şehir sular altında

Edirne'de "Yılın Ahisi" seçildiği için mutlu ve gururlu olduğunu ifade eden Bulut, duygularını şöyle dile getirdi:

"Yılın Ahisi seçilmem sürpriz oldu. Hiç aklımdan geçmeyen bir şeydi ama esnaf teşkilatı ve Ticaret Müdürlüğümüz beni uygun görmüş. Allah tüm esnaf arkadaşlarımıza nasip etsin. Esnaf olmak çok güzel bir şey. Başarılı bir terzi olmak için yaptığın işi hep zamanında bitireceksin, müşteriyi üzmeyeceksin ve hakkın neyse o parayı alacaksın. Sağlığım el verdiği müddetçe bırakmaya hiç niyetim yok."

Kaynak: