Nilüfer Belediyesi ile Uludağ Onkoloji Dayanışma Derneği (ONKODAY) iş birliğinde, Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında önemli bir farkındalık programı düzenlendi.
Nilüfer Belediyesi Dr. Ceyhun İrgil Sağlık Müzesi’nde gerçekleştirilen “Erken Tanı Kadının Yarını” başlıklı söyleşide, meme kanserine ilişkin doğru bilinen yanlışlar, erken teşhisin önemi, risk faktörleri ve güncel tedavi seçenekleri ele alındı.
Uzmanların katıldığı programda yalnızca hastalığın tıbbi yönü değil, erken farkındalığın günlük yaşamda nasıl karşılık bulduğu da anlatıldı.
Katılımcılara düzenli kontrollerin önemi aktarılırken, meme kanserine ilişkin toplumda yaygın olan bazı yanlış bilgilerin bilimsel veriler ışığında değerlendirilmesi amaçlandı.
Güzin Abraş’ın moderatörlüğünü yaptığı söyleşiye Nilüfer Belediye Meclis Üyesi Demirhan Aslan’ın yanı sıra vatandaşlar da katıldı.
Erken tanı tedavi sürecinde önemli fark yaratıyor
Programın ilk konuşmasını Bursa Uludağ Üniversitesi Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Uzm. Dr. Ender Eren Özçelik yaptı. Özçelik, meme kanserinde risk faktörleri ve tarama programları hakkında katılımcılara bilgi verdi.
Meme kanserinde en önemli iki risk faktörünün yaş ve kadın olmak olduğunu belirten Özçelik, dünyada yaklaşık her 8 kadından birinin yaşamı boyunca meme kanseriyle karşılaşabildiğini ifade etti.
Toplumda yaygın olan “meme kanseri mutlaka aileden gelir” algısına da değinen Özçelik, meme kanserlerinin yüzde 70 ila 80’inin ailesinde herhangi bir genetik öykü bulunmayan kişilerde ortaya çıktığına dikkat çekti.
Erken evrede tespit edilen vakalarda tedavi başarısının neredeyse yüzde 100’e yaklaştığını belirten Özçelik, bu nedenle tarama ve erken tanının önemini vurguladı.
Türkiye’de 40 yaşından itibaren iki yılda bir mamografi taraması önerildiğini hatırlatan Özçelik, mamografinin yaydığı radyasyonun ihmal edilebilir düzeyde olduğunu söyledi.
Söyleşide, kamuoyunda zaman zaman dile getirilen “biyopsi kanseri yayar” iddiası da gündeme geldi. Özçelik, bu iddianın asılsız olduğunu ifade ederek katılımcıların merak ettiği konulara açıklık getirdi.
Genç yaşlarda farkındalık ve kontrol vurgusu
Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Coşkun Özer ise meme kanserinin erken evrede yakalanmasının tedavi sürecindeki önemine dikkat çekti.
Özer, erken evrede tespit edilen meme kanserinde tedavi başarı oranının yüzde 99 seviyelerine ulaştığını belirtti.
Memede ele gelen kitlelerin yaklaşık yüzde 90’ının iyi huylu dokulardan oluştuğunu aktaran Özer, bu nedenle kişilerin paniğe kapılmak yerine vakit kaybetmeden uzman kontrolüne başvurması gerektiğini söyledi.
Meme kanseri tedavisinde cerrahi yöntemlerin de değiştiğine dikkat çeken Özer, tıptaki gelişmeler sayesinde geçmişte uygulanan ve daha fazla doku kaybına neden olabilen geniş cerrahilerin yerine memeyi korumayı ve estetik kaygıları azaltmayı hedefleyen onkoplastik cerrahinin öne çıktığını anlattı.
Özer ayrıca hastalığın 20’li ve 30’lu yaşlardaki genç kadınlarda da daha sık görülebildiğini ifade ederek farkındalık ve kontrollerin genç yaşlarda başlaması gerektiğinin altını çizdi.
“Belirtileri fark etmekten çekinmeyin”
Söyleşinin dikkat çeken bölümlerinden biri de ONKODAY Başkanı Füsun Önen’in konuşması oldu.
Kendisi de meme kanserini atlatan Önen, hastalıkla mücadelede korkunun yerine bilincin konulması gerektiğini vurguladı.
1999 yılından bu yana sağlıklı şekilde yaşamını sürdürdüğünü anlatan Önen, kadınların kendi bedenlerini tanımalarının ve ortaya çıkan belirtileri fark etmekten çekinmemelerinin önemine dikkat çekti.
Tedavi sürecinde moralin ve kişinin hedeflerine tutunmasının önemini de paylaşan Önen, kendi deneyimi üzerinden katılımcılara mesaj verdi.
Kendi kendine muayene uygulamalı anlatıldı
Eğitim hemşiresi Elif Pişkin de program kapsamında meme kanserinde kendi kendine muayenenin nasıl yapılacağını maket üzerinde uygulamalı olarak gösterdi.
Kadınların 20 yaşından itibaren ayda yalnızca 10 dakikalarını ayırarak kendi kendilerine muayene yapmalarının önemine değinen Pişkin, ayna karşısında yapılabilecek gözlemlerde dikkat edilmesi gereken belirtileri anlattı.
Deride çekilme, çukurlaşma, renk değişikliği ve meme başı akıntısı gibi uyarıcı işaretlerin takip edilmesi gerektiğini belirten Pişkin, kadınların bedenlerindeki değişiklikleri önemsemeleri gerektiğini ifade etti.
Pişkin ayrıca Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezleri’nin (KETEM) ücretsiz tarama hizmetlerinden düzenli şekilde yararlanılmasının önemine dikkat çekti.
Söyleşide katılımcıların soruları yanıtlandı
Programın sonunda söz alan Nilüfer Belediye Meclis Üyesi Demirhan Aslan da bir hekim olarak erken tanının yanı sıra sağlıklı beslenmenin ve bilime güvenmenin kanserle mücadeledeki rolüne dikkat çekti. Aslan, programın gerçekleşmesine katkı sağlayan uzmanlara teşekkür etti.
Katılımcıların meme kanseri ve tedavi süreçlerine ilişkin merak ettiği soruların da yanıtlandığı söyleşi, konuşmacılara günün anısına hediye takdim edilmesiyle sona erdi.
Nilüfer’de Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında gerçekleştirilen buluşma, erken tanının önemini bir kez daha gündeme taşırken, düzenli kontrollerin ve kişilerin kendi bedenlerindeki değişiklikleri takip etmesinin önemine dikkat çekti.
Next




