DAĞDER Kültür Buluşmaları'nda önemli uyarı: "Kültürümüzü yozlaştırmadan geleceğe taşımalıyız"

Bursa'nın Dağ Yöresi'ne özgü gelenekler, halk oyunları ve yöresel müzik, DAĞDER Nilüfer Şubesi tarafından düzenlenen 4. Kültür Buluşmaları'nda gündeme geldi.

Yenişehir'de Millet Bahçesi İçin Otopark ve Çarşı Projesi
Yenişehir'de Millet Bahçesi İçin Otopark ve Çarşı Projesi
İçeriği Görüntüle

Eğitimci-yazar Özer Güleç ile halk ozanı, araştırmacı-yazar ve ses sanatçısı Menteşeli Cengiz, yöresel kültürün aslına uygun biçimde yaşatılması gerektiğine dikkat çekti.

Delikanlı odalarından düğün geleneklerine, kadınların yöresel oyunlarından son yıllarda düzenlenen "Şalvar Gecesi" etkinliklerine kadar birçok başlığın ele alındığı programda, kültürel değerlerin yanlış tanıtılmasına yönelik eleştiriler öne çıktı.

Eğitimci-yazar Mustafa Doğru'nun moderatörlüğünde gerçekleştirilen buluşma, Bursa Dağ Yöresi'nin kültürel mirasını yaşatmayı ve gelecek kuşaklara aktarmayı amaçlayan önemli bir etkinlik olarak öne çıktı. Programda verilen ortak mesaj ise yöresel kimliğin korunması, geleneklerin doğru tanınması ve kültürel değerlerin özgün yapısının bozulmadan yaşatılması oldu.

DAĞDER Nilüfer Şubesi'nde Kültür Buluşması

DAĞDER Nilüfer Şubesi tarafından dördüncüsü düzenlenen Kültür Buluşmaları, Dağ Yöresi'nin kültürel değerlerine ilgi duyan çok sayıda ismi bir araya getirdi. Programa önceki dönem Bursa Milletvekili Faruk Anbarcıoğlu, BURULAŞ eski Genel Müdürü Fahrettin Beşli, Yeni Parti Keles İlçe Başkanı Cevat Acar, DAĞDER Nilüfer Şube Başkanı İrfan Dündar, DAĞDER Mudanya Şube Başkanı Kamil Burhan, DEKAV yöneticileri, köy derneklerinin başkanları, sanayiciler, iş insanları ve yöre sakinleri katıldı.

Mustafa Doğru'nun moderatörlüğündeki programda Eğitimci-Yazar Özer Güleç ve Menteşeli Cengiz, Dağ Yöresi'nin geçmişten günümüze uzanan kültürel birikimini farklı yönleriyle değerlendirdi.

Konuşmalarda geleneklerin yalnızca etkinliklerde sergilenen unsurlardan ibaret olmadığı, aynı zamanda toplumsal hafızayı ve yöresel kimliği taşıdığı vurgulandı.

"Delikanlı Odaları Birer Halk Eğitim Merkeziydi"

Dağ Yöresi'nin geçmişteki sosyal yaşamına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Eğitimci-Yazar Özer Güleç, delikanlı odalarının geleneksel toplum yapısındaki yerine dikkat çekti.

Güleç'e göre bu odalar, gençlerin yalnızca bir araya geldiği mekânlar değil; saygı, sevgi, dayanışma ve misafirperverlik gibi değerleri öğrendiği önemli sosyal ve kültürel ortamlardı.

Yörenin geçmişine ilişkin araştırmaların önemini de anlatan Güleç, Menteşeli Cengiz ve Fahrettin Beşli ile köy köy dolaşarak yöre türküleri, çocuk oyunları ve düğün gelenekleri üzerine çalışmalar yaptıklarını belirtti.

Kültürel mirasın korunması için yürütülen çalışmaların kişisel veya siyasi nedenlerle görmezden gelinmemesi gerektiğini ifade eden Güleç, yöre kültürüne ilişkin araştırmaların ve birikimin gelecek kuşaklara aktarılmasının önemini vurguladı.

Menteşeli Cengiz'den Halk Oyunları İçin Özgünlük Uyarısı

Keles ilçesinin Menteşe köyünde doğduğunu ve bugüne kadar 10 resmî albüm hazırladığını belirten halk ozanı Menteşeli Cengiz, Dağ Yöresi'nin müzik ve halk oyunlarında kendine özgü özelliklerin korunması gerektiğini söyledi.

Yöresel oyunların ve müziğin zaman içerisinde özgün niteliklerini kaybetmeye başladığına dikkat çeken Cengiz, özellikle sahne gösterilerinde yöreye ait oyunların doğru biçimde temsil edilmesinin önemini dile getirdi.

Bir etkinlikte yöresel kıyafetler giyen kadınların erkek oyunları sergilemesine ilişkin yaşadığı bir olayı anlatan Cengiz, kadınların kendi yörelerine ait oyunlarla sahneye çıkmaları gerektiğini belirtti.

Cengiz, "Bir etkinlikte kadınlarımız çok güzel giyinmişlerdi, saçaklı kuşaklarını takmışlardı. Kendilerine, ‘Bu şekilde yöremizi doğru temsil edemezsiniz. Çünkü erkek oyunları oynuyorsunuz. Kendi kadın kaşık havalarınızla, kendi oyunlarınızla sahneye çıkın ki kültürümüzü temsil etmiş olun.' dedim" ifadelerini kullandı.

Yöresel oyunların kendine özgü figürleri ve müzikal özellikleri bulunduğunu belirten Cengiz, kültürel mirasın bu özellikler korunarak yaşatılması gerektiğini savundu.

"Bizim Yöremizde Şalvar Gecesi Diye Bir Gelenek Yok"

Programın dikkat çeken başlıklarından biri, bazı dernekler tarafından düzenlenen "Şalvar Gecesi" etkinlikleri oldu.

Eğitimci-Yazar Özer Güleç, bu tür organizasyonların Dağ Yöresi'ne ait gelenekler gibi sunulmasına karşı çıktı. Yörede kına gecesi ve bakır gecesi gibi geleneklerin bulunduğunu hatırlatan Güleç, şalvarın Türk kültüründe bir giysi olduğunu ancak bunun tek başına yöreye özgü bir gelenek anlamına gelmediğini ifade etti.

Güleç, "Şalvar, Türk kültüründe bir giysidir. Elbette herkes şalvar giyebilir. Ancak bizim yöremizde ‘Şalvar Gecesi' diye bir gelenek yok. Bu etkinliklerin yöremize ait bir kültürmüş gibi sunulmasını doğru bulmuyorum" dedi.

Bazı etkinliklerin ticari amaçlarla düzenlendiğini de dile getiren Güleç, farklı kültürlere ait uygulamaların yaşatılmasına karşı olmadığını, ancak bunların Dağ Yöresi'nin köklü gelenekleriymiş gibi tanıtılmasını doğru bulmadığını belirtti.

"Kültürümüzü Değiştirmeye Kalkarsanız Karşı Dururum"

Yöresel geleneklerin doğru aktarılması konusundaki görüşlerini DAĞDER yöneticileri, köy dernekleri ve yerel yöneticilerle de paylaştığını belirten Özer Güleç, kültürel kimliğin korunması konusunda kararlı bir tutum sergiledi.

Güleç, "Türkiye'nin farklı bölgelerine ait kültürel etkinlikler elbette düzenlenebilir. Şalvar da giyilir, farklı yörelerin oyunları da oynanır. Ancak bunları bizim yöremizin geleneğiymiş gibi sunup kültürümüzü değiştirmeye kalkarsanız buna karşı dururum" ifadelerini kullandı.

DAĞDER'in kendisi için bir okul ve üniversite niteliği taşıdığını söyleyen Güleç, yöresel değerlerin yanlış aktarılmasına karşı çıkmaya devam edeceğini dile getirdi.

Bu açıklamalar, kültürel mirasın korunması kadar geleneklerin hangi yöreye ait olduğunun doğru biçimde aktarılmasının da önemini gündeme taşıdı.

"Gösterişli Olması, Doğru İcra Edildiği Anlamına Gelmez"

Menteşeli Cengiz de halk müziği ve yöresel oyunlarda giderek yaygınlaşan bazı sahne uygulamalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Yeniliğe karşı olmadığını belirten Cengiz, asıl meselenin yöresel kimliğin ve kültürel özelliklerin korunması olduğunu vurguladı.

Cengiz, "Bir eserin gösterişli sunulması, mutlaka doğru biçimde icra edildiği anlamına gelmiyor. Benim itirazım yeniliğe değil, yöremizin kendine özgü tavrının ve kimliğinin unutulmasına" dedi.

Bu sözlerle yöresel müzik ve halk oyunlarının yalnızca görsel bir gösteri olarak değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çeken Cengiz, geleneksel özelliklerin korunmasının önemini bir kez daha dile getirdi.

Dağ Yöresi'nin Kültürel Mirası Gelecek Kuşaklara Aktarılacak

DAĞDER Nilüfer Şubesi'nin 4. Kültür Buluşmaları, Bursa Dağ Yöresi'nin geleneklerini, müziğini ve halk oyunlarını koruma konusundaki değerlendirmelerle sona erdi.

Programda yapılan konuşmalar, yöresel kültürün yaşatılmasının yalnızca geçmişi hatırlamakla sınırlı olmadığını; geleneklerin doğru biçimde tanınması, araştırılması ve gelecek kuşaklara aktarılması gerektiğini ortaya koydu.

Gecede Dağ Yöresi'nin sevilen halk ozanı Menteşeli Cengiz, seslendirdiği türkülerle katılımcılara müzik dolu anlar yaşattı. Yöre kültürünün izlerini taşıyan eserler, programın kültürel atmosferini güçlendirdi ve dinleyicilerden beğeni topladı.

Etkinlikte Özer Güleç ve Menteşeli Cengiz'in öne çıkardığı temel yaklaşım, yeniliğe açık olurken yöresel kimliğin özgün özelliklerini korumak oldu. Bursa Dağ Yöresi'nin köklü kültürel mirasının aslına uygun biçimde yaşatılması ve gelecek kuşaklara aktarılması gerektiği mesajı, buluşmanın ortak noktası olarak öne çıktı.

A W818699 03

Muhabir: Ravza Aslan