WikiLeaks'in kurucusu Julian Assange'ın savunma ekibi, Amerika'ya iade edilmesi durumunda  "süper güvenlikli" hapishanede tutulmayacağı yönünde hükümetinin verdiği sözlerin, yüksek intihar riskiyle ilgili endişeleri gidermediğini savundu.

thumbs_b_c_7fe8b639fb3284065866e4e20b68c2fa

Julian Assange'ın avukatı Edward Fitzgerald, müvekkilinin casusluk suçlamasıyla yargılanamayacak kadar akıl sağlığının bozuk ve Amerika'ya iade edilemeyecek kadar hasta olduğunu söyledi.

İadesi durumunda yargılanmadan önce "süper güvenlikli" bir hapishanede tutulmayacağına ya da katı tecrit koşullarına tabi olmayacağına dair verilen sözlerin yeterli olmadığını, Amerika'nın güvencelerinin, uzun vadede müvekkilinin tecrit altında tutulması riskini ortadan kaldırmadığını ve iade edilmesi durumunda intihar etme riski olduğunu söyledi.

Duruşma esnasında 100 kişi, başkent Londra'daki Yüksek Mahkeme önünde toplanarak, "Julian Assange'ı serbest bırakın" sloganı attı.

İngiltere'de muhalefetteki İşçi Partisi'nin eski lideri Jeremy Corbyn de mahkeme önünde yaptığı açıklamada, Afganistan ve Irak'a dair doğruları söylediğini, "hiçbir koşulda" Amerika'ya gönderilmemesi gerektiğini vurguladı.

Hiçbir suç işlemediğini, İngiltere yerine farklı bir ülkede olsaydı, tüm dünyanın karşı karşıya olduğu tehlikeler hakkında gerçeği söyleyen bir kişi olarak görüleceğini söyledi.

Duruşmalar bitse de kararın açıklanması 2-6 hafta sürebileceği ve sonrasında tarafların Yargıtay'a gidebileceği belirtildi.

175 yıla kadar hapis

Amerika, Londra'nın dışındaki Belmarsh Hapishanesinde tutulan Julian Assange'ın, bilgisayar korsanlığı ve casusluğun aralarında olduğu 18 ayrı suçtan yargılanması için İngiltere'den iadesini istiyor.

İade edilmesi durumunda 175 yıla kadar hapis cezası alabileceği destekçileri ve avukatları, Julian Assange'ın yaptıklarının gazetecilik faaliyeti olduğunu, suçlamalarda siyasi amaç güdüldüğünü, akıl sağlığının risk altında olduğunu ve Amerika hapishanelerindeki koşulların, İngiltere'nin insan hakları yasalarını ihlal ettiğini dile getiriyor.

Amerika, Julian Assange'ın yayımladığı belgelerle kendileri adına çalışan Irak ve Afganistan'daki yerel personel ya da muhbirlerin hayatını riske attığını iddia ederek, gazetecilik ya da yayıncılığın suç işleme izni vermediğini söylüyor.

Basın örgütleri Julian Assange'ın, yayımladıkları nedeniyle yargılanmasının, kötü bir örnek oluşturacağını ve bundan sonra Amerika'nın herhangi bir gazeteciyi casusluk suçlamasıyla yargılayabileceğini vurguluyor.

Dava süreci

Julian Assange'ın kurduğu WikiLeaks, 2010 yılında aralarında Amerika'nın Irak ve Afganistan'da işlediği suçları delillendiren çok sayıda gizli belgeyi yayımlamıştı.

Amerika'nın casuslukla suçladığı ve iadesini istediği Julian Assange, hakkında tecavüz ve cinsel taciz suçlamalarıyla açılan davalar için İsveç'e iadesi gündemdeyken, Haziran 2012 yılında Ekvador'un Londra Büyükelçiliğine sığınmıştı.

Julian Assange, Ekvador'un Londra Büyükelçiliğinden 11 Nisan 2019 yılında çıkarılarak gözaltına alınmış ve "kefaletle serbest bırakılma şartlarını ihlal etmekten" tutuklanarak, Londra'daki Belmarsh Hapishanesine konulmuştu.

Mahkeme, Julian Assange'ı bu suçtan 50 hafta hapse mahkum etmişti. 50 haftalık cezasını dolduran Julian Assange'ın, iade talebi çerçevesinde tutuklu kalmasına karar verilmişti.

Duruşmalardan sonra 4 Ocak'tarihinde, Julian Assange'ın intihar riskinin yüksek olduğu, Amerika hapishanesinde özel idari önlemlere tabi tutulacağı, özellikle istihbarat topluluğunun kendisine düşman olması nedeniyle "gerçek bir risk altında" olduğu gerekçesiyle Amerika'nın iade talebi reddedilmişti.