Gönüllüler ve sivil toplum kuruluşları halka gıda ve temel ihtiyaç malzemeleri dağıtmaya devam ediyor.

Bir çok eve doğal gaz verilemiyor. Evleri hasar alanlar, akrabaların yanında veya geçici barınma merkezlerinde kalmaya devam ediyor.

Bu duruma acil çözüm bulunması gerekli

Belçika Kızıl Haç Yetkilisi Vinno Leticia, "3 ayda fazla değişiklik olmadı. Yetkililer buraya gelip hiçbir şey yapmadı."

Vinno Leticia, evlerde gaz saati ve boruları hasar gördüğü için evlere doğal gaz verilemediğini belirterek, "Bazı insanlar evlerine döndüler ama çok zor durumdalar."

"Her şey çok yavaş ilerliyor. Önümüzde kış çok yakın. Bu duruma acil çözüm bulunması gerekli." Vinno Leticia, Kızılhaç'ın 1 Ağustos'tarihinden beri hizmet verdiğini, Mart 2022 yılına kadar öğle ve akşam yemeği dağıtmaya devam edecek.

İsmini vermek istemeyen, Pepinster'in Türk sakinlerinden bir genç de halihazırda en büyük sorunun sigorta şirketlerinden zararlarını tazmin etmek olduğunu söyledi. Türk genç, ağustos ayından beri uğraştıklarını, evleri sigortalı olmayanların sayısı çok fazla olduğunu söyledi.

Yerel hükümet 155 bin tonluk moloz toplamış olsa da selin vurduğu yerleşimlerde gönüllüler temizlik çalışmaları devam ediyor.

Atıkların nasıl imha edileceği büyük bir sorun haline gelmiş durumda.

Liege'in kuzeyinde, 2014 yılından beri kullanılmayan 10 kilometrelik A601 otobanı, 3 aydır selden çıkarılan moloz atıklarıyla dolu.

Buradaki soruna çözüm bulunmadan, sel bölgelerinden çıkarılan atıklar otobana getirilip bırakılıyor.

Civarda oturan halk, otobanda 100 bin ton çöp bulunduğunu, görüntü kirliliği ve kokudan rahatsız olduklarını dile getiriyor.

Otobandaki durum, çevresel bir sorun oluşturuyor. Çöplerin ayrışıp ayrışamayacağı, çamur, kirli su ve kimyasal içerdikleri için geri dönüşüme girip girmeyeceği henüz belirsizliğini koruyor.

Başbakan Alexander de Croo'nun "ülkenin şimdiye kadar gördüğü en büyük felaket" olarak nitelediği afet nedeniyle 38 kişi yaşamını yitirmişti.

İki milyar avroluk hasara yol açan felaket sonrasında krizin doğru yönetilip yönetilmediği, tahliyelerin daha erken mümkün olup olmadığı, can kayıpların önüne geçilip geçilemeyeceği gibi sorular ülke gündemine taşınmıştı.