Nesli tehlike altında olan hayvanlar için dünyanın pek çok yerinde çeşitli koruma programları yürütülüyor. Yeni Zelanda'da da ülkenin ulusal kuş türlerinden biri kabul edilen ve uzun yıllar neslinin tükendiği zannedilen takahenin korunması için çeşitli çabalar gösteriliyor.

Yaklaşık 10 milyon yıldır Yeni Zelanda coğrafyasında varlığını sürdürdüğü tahmin edilen kuş türünden bugün yaklaşık 500 tane bulunuyor.

Yeni Zelanda Hükümetine bağlı olarak çalışan Tarih ve Doğal Mirası Koruma Departmanı, bölgedeki halkla işbirliği içinde bu kuşun korunması ve çoğalması için "Takahe Koruma Programı" yürütüyor. Program kapsamında son olarak ağustos ayında 9 çift takahe, doğaya salındı. Ekim ayında 7 alt yetişkin kuşun ve 2024 yılının başında da 10 kadar yavru takahenin araziye bırakılması planlanıyor.

Program bünyesinde çalışan kıdemli saha görevlisi Glen Greaves, bu kuş türünün Yeni Zelanda için önemini ve koruma programının ayrıntılarını AA muhabirine anlattı.

Takahelerin mavi ve yeşil tonlardaki tüyleri ve kırmızı gagasıyla oldukça dikkati çektiğini, ağırlığının ise 4 kiloya kadar çıkabildiğini belirten Greaves, bu kuşların Yeni Zelanda'nın endemik türlerinden olduğunu kaydetti.

Benzer atadan gelmiş kuşların Güney Asya'da ve Afrika'da da olduğunu aktaran Greaves, yine de bire bir takaheye benzeyen başka bir kuş olmadığına dikkati çekti.

Greaves, "Uzun yıllar, takahelerin neslinin tükendiği düşünülüyordu. 1850 ve 1898 yılları arasında sadece 4 takaheye rastlanıyor ve 1898 yılında artık bu türün soyunun tükendiği ilan ediliyor. Sonrasında 1948 yılına kadar bir tane bile takahe görülmüyor, 75 yıl kadar önce yeniden keşfediliyorlar. Bu yıl 75’inci yıl olduğu için bizim için oldukça önemli." diye konuştu.

Prof. Dr. Orhan Tatar'ın 6 Şubat deprem gözlemleri Prof. Dr. Orhan Tatar'ın 6 Şubat deprem gözlemleri

Takahelerin yeniden keşfinde bir tıp doktoru olan ve duyduğu hikayeler aracılığıyla bu kuşlara hayranlık besleyen Dr. Geoffrey Orbell'in önemli bir yeri olduğunu anlatan Greaves, şunları söyledi:

"Orbell bu kuş türünün hala olabileceğini düşündüğü bölgelere düzenlediği gezilerden birinde takahe olduğunu tahmin ettiği bir kuşa denk geliyor ve fotoğraf makinesi gibi kayda alabileceği herhangi bir şeyin yanında olmaması nedeniyle elindeki pipoyu bu kuşlardan bir iz alabilmek için kullanabileceğini düşünüyor. Piponun içindeki küllerle kuşun ayak izini oluşturuyor. Geri döndüğünde ise bu iz üzerinden araştırmalar yapıyor. O olmasaydı bu programa da başlayamazdık."

- "Değişen iklim koşulları takahe için risk oluşturabilir"

Takahelerin iklim değişikliğinden nasıl etkileneceğinin zamanla anlaşılacağını dile getiren Greaves, "Önümüzdeki 10 yıllık, 100 yıllık periyotlara baktığımızda cevaplar farklı olacaktır. Ama buradaki kilit nokta takahelerin uyum konusunda oldukça başarılı olması. Bugün, deniz seviyesinden başlayıp çok yukarılardaki bölgelere kadar, Yeni Zelanda’nın her tarafına yayılmış birçok takahe olduğunu biliyoruz." ifadelerini kullandı.

Bununla birlikte değişen iklim koşullarının bu kuşlarda bazı hastalıklara sebep olabileceğini düşündüklerine değinen Greaves, su kaynaklarının azlığı, kuraklık, sel ve yoğun kar yağışları gibi faktörlerin takaheler için sorun teşkil edebileceği değerlendirmesinde bulundu.

Hassas bir kuş türü olduğu için takaheleri yumurtadan çıktıkları anda alıp yetiştirdiklerini ve kendilerini koruyabilecekleri olgunluğa geldiklerinde doğaya bıraktıklarını vurgulayan Greaves, daha sonrasında ise ayaklarına ya da sırtlarına bağladıkları takip cihazlarıyla nerede olduklarını ve hareketlerini takip ettiklerini belirtti.

Program kapsamında yetiştirdikleri takahelerin neredeyse yarısının şu an doğada olduğunu ve insanların sık sık onlara denk geldiğini aktaran Greaves, "Burada insanların katıldığı, kapsamlı yürüyüş turları oluyor. Bu turlarda insanların onları doğal ortamında görmesi amaçlarımızdan biriydi." sözlerini sarf etti.

Greaves, sözlerini "Eskiden insanlar gezerken görüyorlardı, şimdi ise takaheleri görmek için gezilere katılanlar var. Kuşu gördüklerinde mutluluktan ağlayan katılımcılar dahi var." diyerek tamamladı.

Kaynak: