AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, Meclis'te gerçekleştirdiği basın toplantısında önemli açıklamalarda bulundu.

AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, çeşitli nedenlerle eğitim-öğretim hakkı sona eren üniversite öğrencilerinin öğrenci affıyla eğitim-öğretim haklarına geri dönebilmeleri imkanı getiren bir çalışmayı başlattıklarını bildirdi.

öğrenci-affı

AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, Meclis'te gerçekleştirdiği basın toplantısında, Rize-Artvin Havalimanı açılışının hayırlara vesile olmasını dileyerek, 14 Mayıs anlamlı bir gün ve "Yeter söz, yetki ve karar milletindir" diyen bir anlayışın Türkiye'de iktidara gelmesinin yıl dönümü olduğunu söyledi.

Gözden kaçırmayın

ÖSYM Başkanı'ndan YÖKDİL açıklaması: İlk kez... ÖSYM Başkanı'ndan YÖKDİL açıklaması: İlk kez...

öğrencii

Üniversite öğrencileriyle alakalı çalışma yaptıklarını açıklayan Muhammet Emin Akbaşoğlu, "Lisans, yüksek lisans ve doktora seviyesinde çeşitli nedenlerle eğitim-öğretim hakkı sona eren öğrencilerimize öğrenci affıyla eğitim-öğretim haklarına tekrar geri dönebilmeleri imkanı getiren bir çalışmayı başlattık."

thumbs_b_c_7e47ec779dd12e2688efc13497f5177c

Çalışmanın detaylarını daha sonra kamuoyuyla paylaşacaklarını dile getiren Muhammet Emin Akbaşoğlu, 2022-2023 eğitim öğretim yılında üniversite öğrencilerine bu haklarını kullanabilme imkanını getiren bir yasal düzenlemeyi temmuz ayından önce teklife dönüştürerek yasalaştırmayı arzu ettiklerini söyledi.

Muhalefetin sözlerinin hiçbir doğruluğunun olmadığı görüldü

Muhalefetin her bir olayı çarpıtarak manipüle ettiğini, siyasi ranta dönüştürmek istediğini kaydeden Muhammet Emin Akbaşoğlu, bunun en son örneğinin; açıkça Türk Ceza Kanunu tarafından suç sayılan fiilleri işlediği için alt mahkemelerce verilen kararın Yargıtay tarafından onanmasının dahi CHP ve ittifakı tarafından siyasi şova dönüştürülmesi olduğunu söyledi.

Apaçık işlenmiş suçu siyasi noktaya dönüştürme çabasının milletin gözünden kaçmadığını ifade eden Muhammet Emin Akbaşoğlu, bu çabaların beyhude olduğunu dile getirdi.

Muhalefetin derdinin gerçeği ortaya çıkarmak olmadığını belirten Muhammet Emin Akbaşoğlu, muhalefetin tek derdinin her gerçeği ters yüz ederek, siyasi rant devşirmek olduğunu söyledi.

Bunun artık bir siyaset tarzı haline dönüştüğünün altını çizen Muhammet Emin Akbaşoğlu, "Bir yalanı bir başka yalanla örtme, olayları çarpıtarak, kendi siyasi hedefleri doğrultusunda kullanma iki yüzlülüğü o kadar her olayda ortaya çıktı ki; bundan sonra muhalefetin söylediği sözlerin hiçbir doğruluğunun olmadığı kamuoyunca görüldü."

Suç işleyebilir hiçbir cezaya çarptırılmamaları gerekir' yaklaşımıyla hareket ediyorlar

Yargıtayın CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu'na verilen mahkumiyet kararını onamasını değerlendiren Muhammet Emin Akbaşoğlu, şunları söyledi:

"Bu sürecin nihayetlenmesini 'Acaba bir kaotik, provokatif, manipülatif bir ortam nasıl oluşturabiliriz' siyasi mühendisliğiyle ele alan bir CHP yönetimi ve onlarla beraber siyasi müttefiklik içerisinde olanların hezeyanlarıyla karşı karşıyayız.

'Her türlü suçu bunlar işleyebilir hiçbir cezaya çarptırılmamaları gerekir' yaklaşımıyla hareket ediyorlar. Herkes kanun önünde eşittir. Kim suç işlerse, hak ihlalini ortaya koyarsa, Türk Ceza Kanunu, Ceza Muhakemesi Kanunu çerçevesinde bağımsız ve tarafsız yargı tarafından savunma makamının, iddia makamının ve dosya içeriğinin baştan sona incelenmek suretiyle ilgili ve yetkili, bağımsız ve tarafsız yargıçlar tarafından ilgili mevzuat ve vicdani kanaatleri doğrultusunda karar vermeleri esastır. Olup biten mesele de tamamen bundan ibarettir."

Her olayı siyasi iktidara endeksli bir şekilde yorumlamaya çalışanlar ile kendi taşıdıkları sıfatları siyasi iktidara yamamaya çalışanların, bu çabalarının beyhude olacağını Haziran 2023 yılı seçimlerinde göreceklerini söyleyen Muhammet Emin Akbaşoğlu, "Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'nun ve CHP yönetiminin dün ifade ettiği bütün hakaretleri aynen kendisine iade ediyoruz.

İkiyüzlü olan, manipülatör olan, zorba olan sensin Kemal Kılıçdaroğlu. Sen bir diktatör bozuntususun. Mandacı Kemal Kılıçdaroğlu ve hempaları bu konuda milletimizi asla yanlış yola sevk edemeyeceksiniz.

Belirli bir süredir Kemal Kılıçdaroğlu liderliğinde CHP'nin ve Cumhurbaşkanı Erdoğan karşıtlığında kin ve nefret, hırs ve hasetleriyle birleşenlerin ortaya koyduğu yaklaşımlar sadece provokasyona yönelik yaklaşımlar olarak karşımıza çıkıyor."

"CHP ve müttefiklerine" seslenen Muhammet Emin Akbaşoğlu, "Hiçbir şekilde emellerinize ulaşamayacaksınız. Mandacı Kemal Kılıçdaroğlu, hem sana hem de senin sırtını dayadığın uluslararası mahfillere bu millet gerekli cevabı verecek ve Haziran 2023'te defterinizi dürecek. Bundan hiç şüpheniz olmasın."

CHP'nin öncülüğünü yaptığı, milli iradeyi tanımamaya dönük tutum ve davranışların, "Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın karşısına tuvalet terliği çıksa destekleriz" diyecek derekeye düştüğünü dile getiren Muhammet Emin Akbaşoğlu, "Anadolu kültüründe tuvalet terliği sadece tuvalette kullanılır başka da bir işe yaramaz.

Bu izandan, irfandan, nezaketten, hakikatten yoksun siyaset anlayışı maalesef Türkiye'nin güvenliğine halel getirebilecek bir noktaya taşınmak istenmektedir."

Birtakım uluslararası mahfillerin hedeflerini gerçekleştirmek için çeşitli siyasi yelpazenin temsilcilerinin Türkiye'yi her türlü provoke etmenin ve karıştırmanın zeminini döşemekle meşgul olduklarını belirten Muhammet Emin Akbaşoğlu, millet nezdinde karşılık bulamayanların, hakaretle, provokasyonla, ajitasyonla mesafe kat etme yönünde adım atmaya başladıklarını söyledi.

CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç'un, Amerika'da FETÖ mensuplarıyla çekilmiş fotoğraflarını, "17-25 Aralık 2013 yılında FETÖ darbe girişiminden önce AK Parti'li milletvekilleriyle beraber gittiklerini" söyleyerek inkar ettiğini söyleyen Muhammet Emin Akbaşoğlu, "Bu yaklaşım, FETÖ'nün FETÖ olduğunun tescil edildiği 17-25 Aralık 2013 yılından sonra bizzat CHP'li milletvekillerin FETÖ ile temasını artırarak ve zirveye çıkartarak 17-25 Aralık 2013 yılı yargı darbe girişiminden iki hafta önce FETÖ ile görüşmek ve daha sonraki süreçlerde bunu artırarak 15 Temmuz 2016 yılında uluslararası darbe ve işgal girişiminde beraberce hareket ederek bizzat FETÖ'nün siyasi ayağının Kemal Kılıçdaroğlu'nun CHP'si olduğu gerçeğinin üstünü örtmek istiyorlar."

Muhammet Emin Akbaşoğlu, 8-9 Nisan 2014 yılında Amerika'da FETÖ liderleriyle kol kola, omuz omuza verdiği fotoğrafın CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç'u yalanladığını söyleyerek, "Apaçık bir gerçek ortadayken dahi, kendi suçlarını örtmek için avazı çıktığı kadar bağıran, fikri yetersizliklerini, siyasi yetersizliklerini hakaret ederek kapatmaya çalışan bu faşizan CHP zihniyeti, milletimiz tarafından aynen 14 Mayıs 1950 yılında olduğu gibi Haziran 2023'te de millet tarafından gerekli cevaba çarptırılacaktır. Bundan eminiz." görüşünü paylaştı.

Barış için terörün ve teröristin yok edilmesi gerekir

Muhammet Emin Akbaşoğlu, öğrenci affıyla ilgili düzenlemenin detaylarına yönelik bir soru üzerine, haziran ayı itibarıyla yasa teklifini oluşturup TBMM gündemine getireceklerini açıkladı.

HDP'nin "Barış için TSK operasyonları durdursun" yönündeki talepleri olduğu belirtilerek buna dair değerlendirmesi sorulan Muhammet Emin Akbaşoğlu, "Barış için terörün ve teröristin yok edilmesi gerekir.

Çünkü terör ve terörist barış düşmanıdır, esenlik düşmanıdır, millet, devlet düşmanıdır. Terörden ve teröristlikten vazgeçilmek suretiyle barış temin edilebilir.

Bir de terörün ve teröristin inlerine girerek barış, can ve mal güvenliği, bu toplumun huzur ve mutluluğu gerçekleştirilebilir. Milletin, devletiyle ve ülkesiyle bölünmez bütünlüğünü gözetmesi gereken, bütün 85 milyon insanımızın canını, malını, ırz ve namusunu, güvenlik ve özgürlük denklemi içerisinde temin etmesi gereken siyasi parti temsilcilerinin Kandil ağzıyla konuşması apaçık bir şekilde suçtur. Bu kesinlikle kabul edilemez." karşılığını verdi.

Muhammet Emin Akbaşoğlu, "Teröre ve teröriste karşı durmamız gerekirken, terörü ve teröristi, suçu ve suçluyu öven bir anlayış devlet, millet, milli irade düşmanlığıdır.

CHP liderinin suçu ve suçluyu övme girişimlerinin paralelinde, HDP'li vekillerin de söyleyecekleri sayın Kemal Kılıçdaroğlu'nun izini takip etmeleri olarak karşımıza çıkıyor.

İşte görüyor musunuz; CHP'nin tutum ve davranışlarının HDP ile nasıl kesiştiğini ve milli iradesine, devlet iradesine, yasama, yürütme ve yargı organlarına dönük nasıl bir sonuç verdiği herkesin gözü önündedir."