Karacabey’de çeltik suyu domates üreticisini vurdu
Bursa’nın Karacabey ilçesinde salçalık domates üreticileri, bu sezon tarlalarında yaşanan dikkat çekici verim kaybının nedenleri arasında Manyas Gölü’nden gelen sulama suyunu gösteriyor. Üreticilerin iddiasına göre Manyas ve Gönen çevresindeki çeltik sahalarından tahliye edilen suların derelere ve ardından sulama kanallarına karışması, domates tarlalarında gelişim bozukluklarına ve ciddi rekolte düşüşlerine neden oluyor.
Yaklaşık 220 bin dönüm tarım arazisinin Manyas Gölü’nden gelen suyla sulandığı Karacabey Ovası’nda yaşanan sorun, bölgedeki üreticiler açısından yalnızca bir sulama problemi olarak görülmüyor. Domatesin gelişimini doğrudan etkilediği belirtilen su nedeniyle bazı tarlalarda dönüm başına 5, 6 hatta 7 tona kadar verim farkı oluştuğu ifade ediliyor.
Karacabey Ziraat Odası İkinci Başkanı Ramazan Düzen ve bölge üreticileri, çeltik üretimine karşı olmadıklarını özellikle vurgularken, farklı tarımsal üretim alanlarının birbirini olumsuz etkilememesi için sulama ve tahliye sistemlerinin birbirinden ayrılması gerektiğini belirtiyor.

Karacabey Ovası’nda üreticinin gözü tarladaki verimde
Karacabey, geniş tarım arazileri ve sebze üretimiyle Bursa’nın önemli tarım merkezlerinden biri konumunda bulunuyor. Bu nedenle sulama suyunun niteliği, bölgede üretimin sürdürülebilirliği açısından büyük önem taşıyor.
Üreticiler, çeltik sahalarından gelen suyun kullanıldığı alanlarda domates bitkilerinin yapraklarında kıvrılmalar ve gelişim bozuklukları görüldüğünü aktarıyor. Bunun sonucunda tarladaki ürün miktarının önemli ölçüde gerilediği belirtiliyor.
Ramazan Düzen, sorunun özellikle verim karşılaştırması yapıldığında daha net görüldüğünü ifade ederek, çeltik sahasından gelen suyla sulanan alanlarla artezyen suyuyla sulanan alanlar arasında dönüm başına 5 ila 7 tona ulaşan fark oluşabildiğini söylüyor.
Üreticinin yaşadığı kayıp yalnızca tarladaki ürün miktarıyla sınırlı kalmıyor. Girdi maliyetlerinin yüksek olduğu bir dönemde dönüm başına birkaç tonluk verim düşüşü, üreticinin elde edeceği geliri de doğrudan etkiliyor.
“Çeltik üretimine karşı değiliz, suyunun yolu ayrılmalı”
Karacabey Ziraat Odası İkinci Başkanı Ramazan Düzen, çeltik üretiminin de yapılması gerektiğini ancak iki farklı üretim alanının sulama sistemlerinin birbirinden ayrılması gerektiğini belirtiyor.
Düzen, Manyas ve Gönen tarafından gelen çeltik sularının derelere karışarak tarım arazilerine ulaşmasının önüne geçilmesi gerektiğini ifade ederken, çözüm için Manyas Barajı’ndan doğrudan temiz su verilmesi veya çeltik sahalarından tahliye edilen suyun tarımsal sulama kanallarına ulaşmasının engellenmesi seçeneklerini gündeme getiriyor.
Üreticilerin talebi ise yeni sezon başlamadan önce sorunun ele alınması. Çünkü tarladaki kayıp ortaya çıktıktan sonra müdahale edilmesinin üretici açısından yeterli olmadığı belirtiliyor.

Aynı tarlada su değişince verim de değişiyor
Bölge üreticilerinden Şakir Akkuş da sulama suyunun domates rekoltesinde belirgin bir fark oluşturduğunu ifade ediyor. Akkuş, çeltik suyu ile sulanan alanlarda dönüm başına 5-6 ton seviyesinde kayıp yaşadıklarını belirterek, sorunun bireysel imkânlarla çözülebilecek bir mesele olmadığını dile getiriyor.
Akkuş’un verdiği bilgilere göre artezyen suyu kullanılan alanlarda ürün verimi belirgin biçimde yükseliyor. Üretici, dönüm başına 12-13 tonun altında üretim yapılmasının maliyetler nedeniyle kendileri açısından ekonomik açıdan zorlayıcı olduğunu ifade ediyor.
Bu durum, aynı bölgede farklı su kaynaklarının kullanıldığı tarlalar arasındaki verim farkını da gözler önüne seriyor. Üreticiler, kendi imkânlarıyla artezyen suyu kullanarak verimi artırmaya çalışırken, sulama kanalından gelen suyu kullanan diğer üreticilerin benzer bir seçeneğe sahip olmadığını belirtiyor.
Üreticinin talebi: Tahliye suyu sulama kanalından ayrılsın
Karacabey’deki üreticilerin temel talebi, çeltik sahalarından tahliye edilen suların tarımsal sulamada kullanılan suyla birbirine karışmaması. Üreticiler, çeltik üretiminin devam etmesini desteklediklerini ancak çeltik sahalarındaki suyun farklı bir güzergâhtan taşınması gerektiğini savunuyor.
Bölgede yüz binlerce dönümlük tarım arazisinin sulama ihtiyacının söz konusu olması, problemin yalnızca birkaç tarlayla sınırlı olmadığını gösteriyor. Üreticiler, çözüm için ilgili kurumların önümüzdeki üretim sezonundan önce gerekli çalışmaları yapmasını bekliyor.
Özellikle salçalık domates üretiminin yoğun olduğu Karacabey’de verim kaybının devam etmesi halinde, üreticilerin ekonomik açıdan daha fazla zorlanabileceği ifade ediliyor.
“Çeltik üreticisi kazanırken biz zarar etmek istemiyoruz”
Şakir Akkuş, yaşanan sorunun üreticileri karşı karşıya getirmemesi gerektiğini vurguluyor. Çeltik üreticisinin de kazanmasını istediklerini belirten Akkuş, kendi üretimlerinin de zarar görmemesi gerektiğini dile getiriyor.
Üreticilerin ortak beklentisi, tarımsal üretimin bir kolunu desteklerken başka bir üretim alanının zarar görmesine neden olmayacak bir sulama sisteminin oluşturulması.
Karacabey Ovası’nda bu sezon yaşanan verim kaybı iddiaları, tarımsal üretimde su yönetiminin önemini bir kez daha gündeme getirirken, üreticiler gözünü önümüzdeki sezona çevirmiş durumda. Tarlada kaybedilen her ton ürünün üreticinin bütçesinde doğrudan karşılığı olduğunu belirten çiftçiler, sorunun hasat sonrasında değil, yeni ekim dönemi başlamadan çözülmesini istiyor.
Üreticiler için beklenti açık: Çeltik üretimi devam etsin, domates üreticisi de zarar görmesin. Bunun için ise Manyas ve Gönen’den gelen çeltik tahliye sularının tarımsal sulama sisteminden ayrılması ve sulama suyunun niteliğinin güvence altına alınması talep ediliyor.

Next





