Vali Gül, dar gelirli ailelerin yetim ya da öksüz çocuklarına yönelik "Bir Çocuk Bir Dilek" projesini, valilik binasında kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşlarından temsilcilerinin katılımıyla düzenlenen toplantıda tanıttı.

Proje kapsamında çocuklara ulaştırılacak ve 3 dileğin yazılmasının istendiği mektubu okuyan Gül, mektubu İstanbul Valisi olarak değil, hizmetkarı olmaktan bahtiyarlık duyduğu kadim toprakların bir ferdi ve ağabeyleri olarak yazdığını söyledi.

Gül, çocukların tertemiz yüzlerinde umut dolu bir tebessüme vesile olabilmenin kendileri için en kıymetli kazanç olduğunu vurguladığı mektupta, "En büyük amacımız, bizlere emanet olan siz evlatlarımızı toprağına, vatanına, insanlığa faydalı bireyler olarak yetiştirmektir. Çünkü Sayın Cumhurbaşkanı'mızın liderliğinde başlatılan Türkiye Yüzyılı ve Büyük Türkiye hedeflerimizi sizler gerçekleştireceksiniz." ifadelerini kullandı.

- "Dileklerinizi yerine getirmeyi dört gözle bekliyoruz"

Mektupta, "Gerçekleştirebileceğimiz hayalin, isteğin nedir?" sorusunun yöneltildiği çocukların 3 dilek yazmalarını isteyen Gül, şöyle devam etti:

"Cumhuriyet'imizin 100. yılında İstanbul Valiliği olarak 'Keşke olsa' dediğiniz bir dileğinizi yerine getirmek, mutluluğunuza vesile olmak en büyük arzumuzdur. Hayırseverlerimizin de desteği ile dileklerinizi yerine getirmeyi dört gözle bekliyoruz. Kardeşim, anne ve babanın yeri asla doldurulamaz ama şunu biliyoruz ki hepimizin muhakkak mahzun bir tarafı var ve unutmayalım ki bu mahzunluk mutlulukların paylaşılmasıyla azalır. Sizler, milletimize ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne emanetsiniz."

Mektubu okuduktan sonra projenin detaylarını paylaşan Gül, "Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfına kayıtlı, İstanbul'da yaşayan yaklaşık 5 bin 200 yetim ve öksüz evladımız var. Kaymakamlarımız ilçelerde koordine edecekler, sosyal hizmet uzmanlarımız bu mektupları çocuklarımıza evinde teslim edecekler ve iki gün sonra da bu mektubu tekrar elden teslim alacak." diye konuştu.

Gül, projenin finansmanının sağlandığını dile getirerek, daha fazla katılımcı olması açısından çocukların bilgilerini paylaşmadan dilekleri valiliğin web sayfasına da koyacaklarını, bunları gerçekleştirmek isteyen vatandaşları da projeye dahil edeceklerini bildirdi.

Projeyi başlatma amaçlarını anlatan Gül, "Vali olarak atandığımızda Sayın Cumhurbaşkanı'mızın o dönemdeki bütün valilere ilk talimatı şuydu; 'Fakir fukaraya, garip gurebaya asla kapınızı kapatmayın, kapınızı kapatırsanız hakkımı size helal etmem.' Bir kere bu bizim için çok önemli bir yol gösterici oldu. Onun ötesinde, bizim medeniyetimizde yetimlerin ayrı bir yeri var. Dolayısıyla da babasından, annesinden talep edemediği bir isteğini devlet olarak yerine getirmek bizim boynumuzun borcu." ifadelerini kullandı.

- "24 Eylül itibarıyla Suriyeli göçmenler kayıtlı olduğu illere gidiyor"

Deprem felaketinde bir baba ve Hayatta kalma mücadelesi Deprem felaketinde bir baba ve Hayatta kalma mücadelesi

Vali Gül, bir gazetecinin, İstanbul dışında kayıtlı olmasına rağmen kentte ikamet eden geçici koruma kapsamındaki Suriye uyrukluların kayıtlı bulundukları illere gönderilmeleriyle ilgili sorusu üzerine de şunları kaydetti:

"Göçmenlerle ilgili İçişleri Bakanlığımız zaman zaman açıklamalar yapıyor. 24 Eylül'le ilgili de bizim basın açıklamamız oldu. Orada biliyorsunuz daha öncesinde yaklaşık 2 ay süre verildi. 24 Eylül itibarıyla da başka illerde kayıtlı olan Suriyeli göçmenler, kayıtlı olduğu illere gidiyorlar. İstisnası, deprem bölgesi. Özetle, Hatay'da yaşayan birinin şu an Hatay'a gitme ihtimali biraz daha zor olduğu için ikinci bir düzenlemeye kadar onlar ayrı tutuldu. Diğerleri hangi ilde yaşıyorlarsa oraya gidecekler. Rakamları da zaman zaman Göç Başkanlığımız ve bakanlığımız açıklıyor."

- Sahipsiz hayvanlar sorunu

İstanbul'daki sahipsiz hayvanlara ilişkin soruya da Vali Gül, "Valiliğimizin görevi burada daha çok, yetkili kurumları, sorumluları, görevlileri bu anlamda motive etmek, görevlerini hatırlatmak. Belediyelerimize, Büyükşehir başta olmak üzere ilçe belediyelerimize yazılı ve sözlü bildirdik. Onlar da çalışmalarını hızlandırdılar. Barınakları olanlar, yeni barınaklar yapanlar var. Kapasitelerini yükseltenler var. İnşallah, belli bir takvim içerisinde İstanbul'un gündeminde bu sorun da azalmış olacak, kalkmış olacak." yanıtını verdi.

Kaynak: