Ekonomi

BTÜ Deniz Salyasını Ekonomiye Kazandırmanın Yollarını Araştırıyor

Bursa Teknik Üniversitesi tarafından yürütülen çalışmayla, Marmara Denizi'nde sahilleri kaplayan deniz salyası olarak bilinen müsilajın kaynağını oluşturan mikro alglerin ekonomiye kazandırılması hedefleniyor.

Abone Ol

Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) laboratuvarlarında Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Biyomühendislik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mete Yılmaz öncülüğünde yürütülen çalışmalarda, Marmara Denizi'nde birçok noktada oluşan müsilajın (deniz salyası) kaynağı olan mikro alglerin ekonomiye kazandırılması hedefleniyor.

Yılmaz, araştırma görevlisi Kübra Şentürk ve doktora öğrencisi Vesile Esra Dökümcüoğlu ile müsilajdan aldıkları numuneleri mikrobiyolojik, toksikolojik ve kimyasal testleri yaparak saf hale getirdi. Projenin sonraki aşamalarında bu doğal oluşumun özellikle tarımda kullanılabilmesinin yolları aranacak.

Prof. Dr. Mete Yılmaz, mikro alglerin denizdeki ortam koşulları müsait olduğunda aşırı çoğalma gösterdiklerini söyledi.

Marmara Denizi'nde kirlilik baskısı oluştuğunu vurgulayan Yılmaz, şöyle devam etti:

"Küresel iklim değişikliğinden kaynaklanan bir sıcaklık değişimi var. Bunların hepsi, mikro alglerin aşırı derecede çoğalmasını tetikleyen faktörler. Dolayısıyla mikro algler aşırı derecede çoğalınca bu tür bir müsilaj salgılaması da meydana gelince büyük ölçekte oluyor. Denizdeki fiziksel ve kimyasal özellikler de uygun olduğunda bu müsilaj bir topaklanma yapıp su yüzeyinde gözükebiliyor. Önümüzdeki yıllarda bu tür bir müsilaj olayının görülmesini tekrar bekliyoruz. Ne yazık ki müsilaj salgılaması ve bu ölçekte meydana gelmesi denizel canlılara oldukça zarar verebiliyor ancak bu doğal bir olay. BTÜ olarak biz, laboratuvarımızda bu tür çevresel zarara yol açabilen olaylardan nasıl bir yarar sağlayabiliriz, onun peşindeyiz."

"Verimi artırabilme özelliğini inceleyeceğiz"

Yılmaz, topladıkları müsilaj numunelerinin kimyasal, mikrobiyolojik karakterizasyonları ve toksikolojik testlerine başladıklarını aktardı.

Bundan sonraki süreçte müsilajın biyopestisit (tarımda zararlılarla kullanılan madde) olarak kullanılabilmesi özelliklerini inceleyeceklerini dile getiren Yılmaz, "Yani tarımda kullanılan sentetik kimyasallar yerine doğal, doğada bozunabilen maddeler olarak kullanılabilmelerini araştırıyoruz. Diğer taraftan tarımsal araziye uygulandığında verimi artırabilme özelliğini inceleyeceğiz." dedi.

Prof. Dr. Yılmaz, alglerin farklı biyoteknolojik özelliklerinin olduğuna dikkati çekti. Antiviral etki gösterebildiğinden çeşitli ilaç ham maddelerinin elde edilmesinde, çevre temizlemede ve tarımda kullanabilme potansiyelinin çok büyük olduğunu anlatan Yılmaz, "Ancak burada dikkat edilmesi gereken nokta, bunlar çeşitli güvenlik testlerinden geçirildikten sonra bu özelliklere kavuşuyorlar." ifadesini kullandı.

Yılmaz, gıda sektöründe faydalanılan alg kaynaklı maddi değere sahip polisakkaritler bulunduğu bilgisini verdi.

Alglerin doğal olarak doğadan toplandığı zaman yetiştirme masrafından da kurtulabileceğini belirten Yılmaz, şöyle konuştu:

"Ciddi bir ekonomik kazanç elde edilmesi mümkün ama öncelikle bunların toksikolojik, kimyasal ve mikrobiyolojik analizlerinin yapılması lazım. Tam olarak özellikleri belirlendikten sonra biyoteknolojinin hangi alanına kaydırılabilir, mikro alglerin yoğun kültürünü yaparak onlara bakılması lazım. Bizim laboratuvarda yaptığımız gibi elde ettiğimiz müsilaj maddesi tek hücreli. Bunun özelliklerini biliyoruz; ilaç üretiminde, gıda sektöründe kullanımı gibi çeşitli özellikleri mevcut."

Müsilaj salgılanmasının çok sık olmasa bile Adriyatik Denizi'nde de görüldüğünü aktaran Yılmaz, alglerin Marmara'da her zaman bulunduğunu, sıcak ortamlarda üreyip çoğalabildiğini sözlerine ekledi.

{ "vars": { "account": "UA-210886015-2" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }