ABD’de sosyal medyaya “bağımlılık” davası
ABD’de teknoloji devlerini köşeye sıkıştıran tarihi bir dava başladı. Meta ve YouTube, genç kullanıcıları platformda daha uzun süre tutmak için bilinçli tasarım tercihleri yapmakla suçlanıyor. Los Angeles Yüksek Mahkemesi’nde görülen dava, yalnızca iki şirketi değil, tüm sosyal medya endüstrisini yakından ilgilendiriyor.
Mahkeme salonunda tartışılan konu artık sadece ekran süresi değil; algoritmaların insan psikolojisi üzerindeki etkisi.
“Bağımlılık tasarımı” iddiası
Davayı açan 20 yaşındaki ve kimliği K.G.M. olarak gizlenen genç kadın, çocuk yaşta kullanmaya başladığı Instagram ve YouTube’un özellikle dikkat mekanizmasını hedef alacak şekilde kurgulandığını öne sürüyor.
Davacı avukatı Mark Lanier, şirketlerin kullanıcıyı platformda tutmak için bildirim sistemleri, sonsuz kaydırma özelliği ve kişiselleştirilmiş içerik akışını bilinçli olarak kullandığını savundu. Lanier’e göre bu yöntemler, genç beyinlerin gelişim sürecindeki kırılgan yapısını hedef alıyor.
Zuckerberg’in mesajı dosyaya girdi
Duruşmada 2015 yılına ait olduğu belirtilen bir şirket içi e-posta da gündeme geldi. Söz konusu yazışmada, Meta CEO’su Mark Zuckerberg’in platformda geçirilen sürenin artırılmasını istediği iddia edildi. Davacı taraf, bu belgenin kullanıcı bağlılığının şirket stratejisinin merkezinde olduğunu gösterdiğini öne sürüyor.
YouTube’un çatı şirketi Alphabet hakkında ise genç kullanıcı kitlesinin reklam değeri nedeniyle özellikle önemsendiği iddiaları tartışılıyor.
Savunma: “Nedensellik kanıtlanamaz”
Meta’nın savunma ekibi ise davacının yaşadığı ruh sağlığı sorunlarının tek bir nedene bağlanamayacağını belirtiyor. Aile içi sorunlar, zorbalık, geçmiş travmalar ve terapi süreci gibi birçok değişkenin bulunduğu vurgulanarak sosyal medyanın “tek belirleyici faktör” olduğu iddiasına karşı çıkılıyor.
Şirketler, platformların zararlı değil; kullanıcı tercihlerine göre şekillenen araçlar olduğunu savunuyor.
Karar küresel etki yaratabilir
Yaklaşık altı hafta sürmesi beklenen dava sürecinde uzman psikologlar, teknoloji yöneticileri ve akademisyenlerin dinlenmesi planlanıyor. Zuckerberg’in de ifade vermesi bekleniyor.
Dava sonucunda verilecek karar, ABD’de açılmış binlerce benzer dosya için emsal oluşturabilir. Eğer mahkeme, sosyal medya tasarımlarını “bağımlılık yaratacak şekilde bilinçli planlanmış” kabul ederse, teknoloji sektöründe ciddi düzenlemelerin önü açılabilir.
Bu dava, dijital çağın en temel sorularından birini yargı önüne taşıyor:
Sosyal medya sadece bir araç mı, yoksa davranışları yönlendiren bir sistem mi?