Bakan Çiftçi: Okul giriş ve çıkış saatlerinde kolluk görünürlüğü artırılacak
Mustafa Çiftçi, 23 Nisan kapsamında yaptığı açıklamalarda, son dönemde yaşanan olayların ardından okul güvenliği başta olmak üzere birçok alanda kapsamlı adımlar atılacağını duyurdu.
Açıklamalar, hem eğitim ortamlarının güvenliği hem de dijital alandaki tehditlere karşı yürütülen mücadeleye dair önemli mesajlar içerdi.
Okul güvenliğinde kapsamlı önlemler
İçişleri Bakanlığı koordinasyonunda yürütülecek çalışmalarda, tüm okulların çevresi yeniden risk esaslı değerlendirilecek. Giriş-çıkış yoğunluğu, servis güzergâhları ve çevresel risk alanları detaylı şekilde analiz edilecek.
Okul saatlerinde kolluk kuvvetlerinin görünürlüğü artırılırken, metruk yapılar, parklar ve öğrencilerin yoğun bulunduğu alanlarda denetimler sıklaştırılacak. Ayrıca her okulda müdür, rehber öğretmen ve güvenlik birimlerinden oluşan bir “güvenlik kurulu” kurulacak.
Dijital tehditlere sıkı takip
Bakan Çiftçi, sadece fiziki güvenliğe değil dijital mecralara da odaklandıklarını belirtti. Sosyal medyada suçu öven ve toplumu provoke eden içeriklere karşı sanal devriye faaliyetlerinin artırıldığı ifade edildi.
2025 ve 2026 verilerine dikkat çeken Çiftçi, yüz binlerce sosyal medya hesabının incelendiğini, saldırgan ve provokatif içeriklere karşı adli süreçlerin başlatıldığını açıkladı. “Dijital alan hukukun dışında değildir” vurgusu, mücadeledeki kararlılığı ortaya koydu.
Suçla mücadelede yeni strateji
Açıklamalarda “yeni nesil suç örgütleri”ne karşı yürütülen operasyonlar da öne çıktı. Gençleri hedef alan ve dijital platformları aktif kullanan bu yapılara karşı operasyon sayısının artırıldığı belirtildi.
Ruhsatsız silahlarla mücadelede de önemli veriler paylaşılırken, güvenlik güçlerinin bu alanda kesintisiz çalışmalar yürüttüğü ifade edildi. Sokak güvenliğini tehdit eden unsurlara karşı sıfır tolerans yaklaşımı benimsendiği vurgulandı.
Toplumsal güvenlikte çok yönlü yaklaşım
Okullardan sokaklara, dijital mecralardan kamu kurumlarına kadar geniş bir alanı kapsayan yeni tedbirler, Türkiye genelinde daha güvenli bir ortam oluşturmayı hedefliyor.
Yetkililer, hem fiziksel hem de psikososyal risklerin birlikte ele alınacağı bu sürecin, özellikle çocukların güvenliği açısından kritik önem taşıdığını belirtiyor.