Bursa

Cumalıkızık İçin Kritik Uyarı: Turizm Baskısı Büyüyor

Bursa’da düzenlenen toplantıda, UNESCO mirası Cumalıkızık’ın kontrolsüz ziyaretçi yoğunluğu ve restorasyon sorunları nedeniyle risk altında olduğu vurgulandı.

Abone Ol

Cumalıkızık UNESCO Dünya Mirası Alanı Değerlendirme Toplantısı gerçekleştirildi

Cumalıkızık’ın UNESCO Dünya Mirası kimliğinin korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması amacıyla Bursa’da kapsamlı bir değerlendirme toplantısı gerçekleştirildi.

Bursa UNESCO Derneği Cumalıkızık Çalışma Grubu tarafından Tayyare Kültür Merkezi’nde düzenlenen toplantıda, tarihi köyün karşı karşıya olduğu riskler ve çözüm önerileri masaya yatırıldı. Yerel yöneticiler, akademisyenler, koruma uzmanları, sivil toplum kuruluşları ve köy temsilcilerinin katıldığı toplantıda ortak görüş, “Cumalıkızık yalnızca turistik bir alan değil, yaşayan bir kültürel mirastır” oldu.

“Bir günde 34 bin ziyaretçi sürdürülebilir değil”

Toplantının en dikkat çeken başlıklarından biri artan ziyaretçi yoğunluğu oldu. Geçtiğimiz yıl bir günde yaklaşık 34 bin kişinin Cumalıkızık’ı ziyaret ettiği belirtilirken, bu yoğunluğun Bursaspor maç günlerindeki stadyum kalabalığına eşdeğer olduğu ifade edildi.

Uzmanlar, kontrolsüz turist akınının tarihi sokaklar, yapılar ve köy yaşamı üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu belirterek sürdürülebilir turizm politikalarının artık zorunlu hale geldiğini söyledi. “Bir günde 50 bin kişiye hediyelik eşya üretebilecek bir köy değiliz” sözleri ise toplantının en çarpıcı mesajlarından biri oldu.

Tarihi yapıların büyük bölümü risk altında

Toplantıda paylaşılan güncel yapı verileri, köydeki tabloyu gözler önüne serdi. Cumalıkızık’ta toplam 259 ev bulunduğu, bunların 168’inin tarihi yapı niteliği taşıdığı açıklandı. Ancak 21 yapının tamamen yıkıldığı, 17 yapının ise harabe durumda olduğu belirtildi.

Toplam 38 yapının oturulamaz halde olduğu ifade edilirken, yaklaşık 151 yapının acil müdahale beklediği vurgulandı. Özellikle köy halkına ait tarihi evlerin yaklaşık yüzde 78’inin hâlâ restore edilmemiş olması dikkat çekti. Kamu ve sivil toplum kuruluşlarına ait yapıların büyük bölümünün restore edildiği, buna karşılık köylülerin yıllardır destek sırası beklediği ifade edildi.

“Koruma yükü köylünün omzunda kaldı”

Katılımcılar, tarihi yapılardaki usulsüz müdahalelerin yalnızca bilinçsizlikle açıklanamayacağını dile getirdi. Restorasyon maliyetlerinin yüksekliği ve desteklerin yetersiz kalmasının köy halkını zor durumda bıraktığı ifade edildi.

“Benim evim neden restore edilmiyor?” sorusunun köyde sıkça dile getirildiği belirtilirken, koruma yükünün büyük ölçüde köylülerin omzunda kaldığı yönünde eleştiriler yapıldı. Ayrıca otopark ve altyapı sorunları sürerken yeni piknik alanları yapılmasının yanlış öncelik olduğu görüşü öne çıktı.

“UNESCO unvanı sınırsız turizm anlamına gelmez”

Toplantıda UNESCO uzmanlarının geçmişte yaptığı “Sınırsız turist kabul edilemez” uyarısı da yeniden gündeme geldi. Katılımcılar, ziyaretçi sayısının başarı göstergesi olarak sunulmaması gerektiğini belirterek kontrollü ziyaretçi sistemi, rezervasyon uygulaması ve kapasite yönetimi gibi modellerin hayata geçirilmesi gerektiğini savundu.

Ayrıca sağlık altyapısının yetersizliği, acil tahliye planlarının eksikliği, güvenlik ve yönlendirme sistemlerindeki sorunlar da gündemin önemli başlıkları arasında yer aldı.

Kadın emeği ve köy kültürü vurgusu

Toplantıda yalnızca fiziksel yapıların değil, Cumalıkızık’ın yaşayan kültürünün de korunması gerektiği vurgulandı. Kadın emeği, geleneksel üretim kültürü ve kırsal yaşam kimliğinin UNESCO sürecinin temel unsurları olduğu ifade edildi.

Boş durumdaki kamu yapılarının kadın üretim merkezi, ziyaretçi karşılama alanı ve kültürel buluşma noktası olarak değerlendirilmesi önerildi. Ayrıca Safranbolu ve Avrupa’daki UNESCO köyleriyle iş birlikleri geliştirilmesi, İngilizce tanıtım materyalleri hazırlanması ve belgesel projeleri yapılması yönünde fikirler paylaşıldı.

“Cumalıkızık dış baskıyla yok olabilir”

Toplantının en kritik uyarılarından biri ise Bursa’daki hızlı kentleşmenin Cumalıkızık üzerinde oluşturduğu baskı oldu. Çevrede artan yapılaşma, rant baskısı, tarım alanlarının kaybı ve sanayi genişlemesi, köyün geleceği açısından en büyük tehditler arasında gösterildi.

Toplantı sonunda tüm katılımcılar, Cumalıkızık’ın geleceğinin ancak ortak akıl, şeffaf iletişim ve köy halkının sürece aktif katılımıyla korunabileceği görüşünde birleşti. “Bu mesele siyaset üstüdür. Amaç çocuklara doğru korunmuş bir miras bırakmaktır” mesajı ise toplantıya damga vurdu.

{ "vars": { "account": "UA-210886015-2" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }