Bursa'dan dünyanın dört bir yanına klasik araç: Dünyada sayılı kalan otobüsler Bursa'da tekrar restore ediliyor
Bursa, köklü karoser geleneğini bu kez klasik otomobiller ve otobüslerle geleceğe taşıyor. Türkiye’de bulunmayan, dünyada ise sayılı örneği kalan araçlar yurt dışından Bursa’daki atölyelere getiriliyor. Ustaların günler, hatta haftalar süren el işçiliğiyle yeniden ayağa kaldırdığı araçlar, restorasyonun ardından tekrar yollara çıkıyor.
Mercedes 3500, Setra S6, Neoplan, Magirus 714 ve farklı dönemlere ait Mercedes modellerinin de aralarında bulunduğu nadir araçlar, Bursa’daki ustaların elinde adeta yeniden doğuyor.
Kimi zaman yıllardır yollardan uzak kalan, kimi zaman ise parçası dahi bulunamayan klasik araçlar için atölyelerde büyük bir emek harcanıyor. Her parça tek tek ölçülüyor, şekillendiriliyor ve aracın dönemine uygun hale getiriliyor.
Türkiye’de bulunmayan araçlar Bursa’ya geliyor
Klasik araç tutkunu Hikmet Sungur, bu merakının çocukluk yıllarına kadar uzandığını belirtti. 1960 doğumlu olduğunu söyleyen Sungur, gençlik yıllarında klasik minibüslerle büyüdüğünü ve ehliyetini de klasik bir minibüsle aldığını anlattı.
Sungur’un klasik araçlara olan ilgisi zaman içerisinde klasik otobüslere yöneldi. Bu araçlara gönül veren bir grubun oluşmasıyla birlikte etkinlikler düzenlenmeye başlandı. Yollarda görülen klasik otobüslerin vatandaşlardan gördüğü yoğun ilgi ise restorasyon çalışmalarının da önünü açtı.
Bursa’daki atölyelerde bugün Türkiye’de bulunmayan bazı araçlar üzerinde çalışmalar yürütülüyor. Mercedes 3500, Setra S6, Neoplan ve Magirus 714 gibi nadir modellerin yanı sıra farklı Mercedes modelleri de restorasyon sırasını bekliyor.
Bazı araçlar ise Türkiye’ye hiç gelmemiş modellerden oluşuyor. Yurt dışından Bursa’ya getirilen araçlar burada baştan aşağı restore edildikten sonra yeniden ait oldukları ülkelere gönderiliyor.
“Hayallerinizi anlatın, biz yapalım”
Restorasyon çalışmalarında Bursa’nın sahip olduğu karoser kültürünün önemli bir avantaj olduğunu belirten Samet Akman, yaklaşık 70-80 kişilik bir ekiple çalıştıklarını söyledi.
Akman, klasik otomobillerin yanı sıra karavan ve farklı özel araçların da restorasyonunu gerçekleştirdiklerini belirterek, ekibin müşterilerin hayallerindeki araçları yeniden ortaya çıkarmaya odaklandığını ifade etti.
Bursa'nın karoser geçmişinin çok eskiye dayandığını anlatan Akman, kentte at arabalarından başlayarak gelişen el işçiliğinin bugün klasik araç restorasyonunda yaşatıldığını söyledi.
Geçmişte Türkiye’nin farklı bölgelerinden araç yaptırmak için Bursa’ya gelindiğini belirten Akman, kentteki ustalık geleneğinin bugün de devam ettiğini vurguladı.
Bir çamurluk için 15 gün çalışıyorlar
Klasik araç restorasyonunu sıradan bir tamir işleminden ayıran en önemli unsur ise el işçiliği. Günümüzde hazır parçası bulunmayan araçlarda ustalar, parçayı sıfırdan üretmek zorunda kalıyor.
Akman, klasik araçların maliyetinin de bu yoğun emek nedeniyle milyonlarca liraya ulaşabildiğini belirtti.
Bu emeğin en çarpıcı örneklerinden biri ise bir klasik Mercedes’in çamurluğunda yaşandı. Bir çamurluğun hazırlanması için iki usta tam 15 gün çalıştı.
Çünkü bu araçlarda günümüzdeki otomobillerde olduğu gibi hazır kaput, çamurluk veya tamponu alıp takmak mümkün değil. Parçanın ölçüsü çıkarılıyor, metal şekillendiriliyor ve aracın orijinal formuna uygun hale getiriliyor.
Milyonlarca liralık araçlar yeniden sıfır hale geliyor
Restorasyon tamamlandığında ise yılların yıprattığı klasik araçlar bambaşka bir görünüme kavuşuyor. Motorundan kaportasına, iç aksamından dış detaylarına kadar araçlar kapsamlı bir yenilemeden geçiriliyor.
Ustalar, bazı araçları sıfır durumuna yakın hale getirerek yeniden trafiğe çıkabilecek seviyeye getiriyor. Böylece yıllarca garajlarda veya koleksiyonlarda bekleyen araçlar yeniden yolcu taşıyabilecek, şehir turuna çıkabilecek duruma geliyor.
Bu süreç yalnızca teknik bir restorasyon değil, aynı zamanda geçmişin otomotiv kültürünün korunması anlamına geliyor.
Bursa’dan dünyanın dört bir yanına gidiyor
Bursa’da restore edilen klasik araçların ünü ise Türkiye sınırlarını aşmış durumda.
Atölyelerde Hırvatistan, Moldova, Almanya ve İngiltere’den getirilen araçlar bulunurken, ustaların müşterileri İzlanda’dan Güney Afrika’ya, İspanya’dan Kazakistan’a kadar uzanıyor.
Yurt dışından gelen yoğun talebe rağmen atölyelerin mevcut kapasitesi talepleri karşılamakta zorlanıyor. Araçlar sıraya alınıyor ve restorasyon süreçleri tamamlandıkça sahiplerine teslim ediliyor.
Bursa’da yeniden hayat bulan araçlar, restorasyonun ardından dünyanın farklı ülkelerinde yeniden yollara çıkıyor.
Teslim edilmeden önce yollarda test ediliyor
Restorasyonu tamamlanan klasik araçlar doğrudan müşteriye teslim edilmiyor. Ustalar önce araçları kendileri kullanarak test ediyor.
Trafiğe çıkarılan klasik otomobiller ve otobüsler ise yalnızca sahiplerinin değil, yoldan geçen vatandaşların da dikkatini çekiyor. Kimi zaman araçları görenler fotoğraf çekmek için duruyor, kimi zaman klasik araçlarla kısa bir yolculuk yapma isteğini dile getiriyor.
Yıllar öncesinden gelen tasarımların günümüz trafiğinde yeniden görülmesi, bu araçları adeta hareket halindeki birer zaman kapsülüne dönüştürüyor.
En büyük endişe: Yeni usta yetişmiyor
Bursa’nın klasik araç restorasyonunda güçlü bir usta kadrosuna sahip olduğunu belirten Hikmet Sungur, sektörün geleceği açısından ise önemli bir soruna dikkat çekti.
Sungur, deneyimli ustaların bulunduğunu ancak onların ardından gelecek çırakların yetişmediğini söyledi. Özellikle mesleğin genç kuşaklara aktarılmasında yaşanan sıkıntının, önümüzdeki yıllarda klasik araç restorasyonu gibi el becerisi ve tecrübe gerektiren alanlarda ciddi bir usta açığı oluşturabileceğine işaret etti.
Bursa’daki ustaların metalden adeta insan eliyle sanat eseri çıkarabildiğini belirten Sungur, kentin bu açıdan çok şanslı olduğunu ancak aynı becerinin gelecek kuşaklara aktarılması gerektiğini vurguladı.
Bugün Bursa’daki atölyelerde yeniden şekillenen her klasik araç, yalnızca eski bir otomobili ya da otobüsü hayata döndürmüyor. Aynı zamanda kentin nesiller boyunca taşıdığı karoser ustalığını da yaşatıyor. Ancak bu mirasın geleceğe taşınması için yeni ustaların yetişmesi gerekiyor.