Yaşam

Bu balığa sakın dokunmayın! Aslan balığı uyarısı

İzmir'in Karaburun ve Seferihisar ilçelerini tercih yapan dalışseverler, birbirinden farklı deniz canlılarını doğal ortamında görme imkanı buluyor.

Abone Ol

Bazı dalgıçlar özel olarak üretilen su altı görüntüleme ekipmanları ile deniz yaşamını fotoğraflarken bazıları canlıları izlemekle yetiniyor.

Su altı canlılığı açısından ön plana çıkan İzmir'in Karaburun ve Seferihisar ilçelerinde görülmeye başlanan aslan balığı, fotoğraf sevdalısı dalışseverlere görsel zenginlik sunuyor.

Ege'de, eğitim öğretim döneminin sona ermesi ve tatil sezonunun başlamasıyla birlikte dalış turizmi hareketlendi. Tatil için Ege kıyılarını seçenlerden bazıları İzmir'deki dalış merkezlerin yolunu tutuyor.

Profesyonel eğitimlerini tamamlayarak aldıkları brövelerle derin dalış yapanlar maksimum 30 metre derinliğe kadar inerek su altındaki canlılığı yakından gözlemliyor.

Son dönemde popülasyonu arttığı gözlenen aslan balığı fotoğraf tutkunu dalgıçlar tarafından su altında kayıt altına alınıyor. Yurt içi ve dışından gelen dalışseverler aslan balığını fotoğraflamak istiyor.

Seferihisar Dalış Merkezi'nin sahibi Aydın Tunca, bölgede dalış yapmak isteyen dalışseverleri su altında çeşitli deniz canlılarının beklediğini söyledi.

"Şehir dışından çok sayıda misafirimiz var. Okulların kapanmasıyla hareketlilik yaşanıyor. 'Hocam bize ne göstereceksiniz?' diye soruyorlar. Nihayetinde resif var, bacamız var, mağaralarımız var, iki tane batığımız var.

Su altı canlılığı da çok fazla. Diyebilirim ki Türkiye'nin ilk 5 dalış destinasyonu arasında Seferihisar var. Çoğu yerde dalış yaptım. Bu kadar canlı popülasyonunun olduğu nadir yerlerden birisi olduğunu söyleyebilirim. Denize her girdiğimizde baraküda sürüleri, sinarit, orfoz, lahoz, müren, ahtapot görmek mümkün."

İstilacı bir tür olarak bilinen aslan balıklarının popülasyonunun arttığını, özellikle aslan balıklarını görmek için yurt dışında yaşayan dalgıçların da bölgeye gelerek dalış yaptığını dile getirdi.

Son dönemde aslan balıklarının yoğun olarak görüldüğünü, "Her dalışta en az 4-5 aslan balığı görebilirsiniz. Aslan balığının sakıncalarını biliyoruz. Fakat görsel olarak çok müthiş canlılar.

Balık yumurtalarını yiyorlar, onlarla besleniyorlar. İstemediğimiz bir durum ama görsellik olarak çok fotojenik canlı türleri. Aslan balığı neden cezbediyor. Özellikle görselliği diğer canlı türlerinden daha değişik bir görünüm.

Kırlangıç balığını andıran bir şekli var. Yakından çekim yapan fotoğrafçı arkadaşlarımız bayılıyorlar. Sadece aslan balığını çekmek için yurt dışından gelen misafirlerimiz var."

Türkiye'de en çok mürenin olduğu bölge Karaburun

Karaburun Dalış Merkezi sahibi Hamdullah Aras ise Karaburun'daki su altı canlılığın bu yıl daha iyi durumda olduğunu söyledi.

"Üç haftada su sıcaklığı 4-5 derece birden artınca su altındaki canlılar sürekli yer değiştirmeye başladı. Mürenleri özellikle bir hafta görüyorsun ikinci hafta bir bakıyorsun yer değiştirmiş.

Orfozlarda çoğalma var. Karaburun'da 15 dalış noktamızda duvar ve resif dalışı yapılabiliyor. Bunlar birinci seviye ikinci seviye dalışseverleri yakından ilgilendiriyor.

Çünkü dalış noktalarımızın çoğu 30 metrelerde. 6 dalış noktamız birinci seviye dalgıçları ilgilendiriyor. Karaburun'da en çok görebileceğimiz müren. Türkiye'de en çok mürenin olduğu bölge Karaburun. Orfozu da bol olan bir yer. Onun dışında deniz tavşanları, papağan balıkları, karagözler, ahtapotlar bu bölgede bolca var."

11 yıldır dalış sporuyla ilgilenen Arzu Bilen Çetinkaya da yaptığı dalışların keyifli geçtiğini söyledi.

Zaman zaman gece de daldıklarını, "Gecesi ayrı güzel, gündüzü ayrı güzel. Gece kavga eden mürenlerle, ahtapotlardan tutun da beslenen karavidalara kadar her şeyi görebilirsiniz.

Mürenler biraz korkunç olabiliyor. Malum çok kuvvetli hayvanlar. Ama onlara zarar vermiyoruz. Uzaktan birbirimize bakıyoruz. Burada fotoğraf video çekmek çok eğlenceli.

Burada orfozu takip edip videosunu çekmekten tutun da mürenin ağzındaki karidesin fotoğraflanması ve bir anemonun görüntülenmesine kadar her türlü kareyi yakalamanız mümkün."

Üçüncü seviye dalgıç Semen Kandemir de aslan balıklarının kendisini çok etkilediğini ifade ederek, zehirli bir tür olduğunu bildikleri için tedbirli davrandıklarını söyledi.

Su altında dalgıç yaklaşmadıktan sonra agresif bir tutum sergileme ihtimali yok

Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Hidrobiyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Bilecenoğlu, aslan balığının zehirli ve istilacı bir tür olduğunu, genellikle kıyıdaki balık popülasyonu üzerinde bir av baskısı oluşturduğu bilgisini verdi.

"Dikenleri zehirli olduğu için dikkat etmek gerekiyor. Suyun altında dalgıç yaklaşmadıktan sonra aslan balığının agresif bir tutum sergileme ihtimali yok. Su altında fotoğraf çekecek olanlar ya da dalış yapacak olanlar araya belli bir güvenlik mesafesi koyduktan sonra güvenli bir şekilde dalışlarını tamamlayabilirler.

Kesinlikle dokunmamak. Tutmaya çalışmamak. Aslan balığının insana karşı agresif bir davranış içinde olduğuyla ilgili bir vaka bulunmuyor. Sıkıntı insanın bu balığa karşı agresif davranarak rahatsız etmesi. Şu an için deniz altında aslan balığı ile alakalı bir dalgıç yaralanması görülmediğini biliyorum."

{ "vars": { "account": "UA-210886015-2" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }