1. HABERLER

  2. SAĞLIK

  3. 10 Yılda Bir Yeni Grip Salgını Bekleniyor: Tüm Toplumu Tehdit Ediyor
10 Yılda Bir Yeni Grip Salgını Bekleniyor: Tüm Toplumu Tehdit Ediyor

10 Yılda Bir Yeni Grip Salgını Bekleniyor: Tüm Toplumu Tehdit Ediyor

Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Sönmezoğlu Aralık ayının son haftasında hava sıcaklığın düşmesiyle birlikte grip salgını beklediklerini ve çeşitli uyarılarda bulundu.

A+A-

Türkiye'yi de korkutan ve kıtalar arasına yayıldığı için pandemik bir salgın olarak kabul edilen 2009 senesinde domuz gribi virüsü kış ayları ile birlikte tekrardan görülmeye başladı.

Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Sönmezoğlu domuz gribi diye tabir edilen grip türünün ilk defa 2009 senesinde salgınla ortaya çıktığını ve sonrasında 10 sene içinde kişilerin virüse karşı bağışıklığın arttığını açıkladı.

10 senede bir şekil değiştirmiş ve insanların bağışıklığı olmadığı bir virüs ile başka bir salgın olmasının beklendiğini söyleyen Prof. Dr. Sönmezoğlu 65 yaş üstü, kronik hastalığı olan, bağışıklığı zayıf olan bireylerin aşı yaptırması yaşam kaybı riskini azaltacağını söyledi.

Prof. Dr. Sönmezoğlu: Ocak ayında grip salgını bekliyoruz

Grip salgını Kuzey Yarım Küre ülkelerinde, Türkiye'de Aralık ayının son haftasında başlamaktadır. Ocak ve Şubat aylarında çok fazla görürüz, Mart ayından itibaren de azalmaya başlar.

Şu anda salgın boyutunda değil fakat Ocak ayı başında salgın boyutuna geçmesini bekliyoruz şu anda grip başladı diyebiliriz. Solunum yolu enfeksiyonların çoğu bir hafta içinde kendiliğinden geçen hafif ateş, boğaz ağrısı, öksürük ve halsizlikle görülürken grip ya da tıp terimi ile influenza ağır seyreden bir hastalıktır.

10 senede bir yeni virüs gelir, bu sene da bekliyoruz

Meksika'da başladı 6 ay sonra Türkiye'ye gelmişti. Dünyayı gerçekten kasıp kavurdu. O zamana kadar görülen grip virüslerinden çok farklıydı ve önce domuz çiftliğinde ortala çıktığı ve sonra insanlara geçiş özelliği gösterdiği için domuz gribi denmişti.

Ağır geçirildi ve birçok kişi yaşamını yitirdi. Genellikle bu tip pandemilerden 10 sene sonra yepyeni bir virüs ile salgınlar başlar. Belki pandemi olmaz fakat salgın boyutuna ulaşır her zaman.

O sebeple biz bu sene biraz daha önem veriyoruz. Bu sene yeni bir virüs gelecek ve insanların bağışıklığı olmadığı bir virüs ile karşılaşıp yine salgın boyutunu aşabileceğine dair bir beklentimiz var.

Aşı karşıtlığı tüm toplumu etkiliyor

Aşı karşıtlığının tüm toplumu zayıflattığını belirten Prof. Dr. Sönmezoğlu, bunun sadece aşı olmayan kişileri değil tüm toplumu etkilediğini söyledi ve Birkaç kişinin aşı olması arkasında 100, 200 kişiye de koruyor.

Hiç kimse aşılanmassa bariyerler kalkıyor ve herkes duyarlı hale gelmiş oluyor. O sebeple aşıyı yani elimizdeki en büyük silahı kullanmamız gerek.

Prof. Dr. Sönmezoğlu, 2010 senesinde sonra grip aşıları için domuz gribine karşı koruyan bir aşı koyulduğunu ve o dönemden itibaren aşı olanların domuz gribine karşı da korunmuş olduğunu söyledi.

Kimler grip aşısı olmalı?

Risk gruplarındaki kişilerin grip virüsü sebebiyle daha çok komplikasyon yaşadığını ve yaşam kaybı riskinin bu gruplarda daha çok olduğunu belirten Prof. Dr. Sönmezoğlu, risk grubunda aşı olması gereken kişileri ise şöyle sıraladı:

65 yaş üstü hiç rahatsızlığı olmayan

65 yaşın altında kronik hastalığı olan

Steroid kortizon kullanlar

Kalp hastalığı olanlar

Böbrek ve akciğer hastalığı olanlar

Küçük çocuklar, gebeler, uzun süre ASA (asetilsalisilik asit) içeren ilaç kullananlar

Bakım evlerinde kalanlar

Hapşırırken dikkat

Grip virüsü taşıyan kişi 1 metre yakınında olmanın ya da dokunduğu yerlere dokunmanın da virüsü yaydığını söyleyen Prof. Dr. Sönmezoğlu sözlerine şöyle devam etti: İnfluenza virüsü hasta kişiden mutlaka duyarlı kişiye bulaşmaktadır.

Hasta olan kişi hapşırması ya da konuşurken 1 metre yakınında olması hapşırdıktan sonra eliyle aldığı solunum sekresyonlarının dokunduğu yerlere duyarlı kişinin de dokunmasıyla bulaşıyor.

Burada hijyen çok önemli. Kış aylarında özellikle çocukların ellerini daha çok sık yıkaması gerekiyor. Öksüren ve hapşıranların elleriyle ağızlarını kapatmaması gerekiyor. O Anda hiçbir şey bulamıyorsa dirseğine veya eldiveni ile ağzını kapatarak hapşırması çok önemli.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.